İster kendi iradesiyle girdiği işlerde,ister başımıza gelen gibi, hiç istemeden bulaştığımız işlerde, gücümüz yettiğince, aklımız kestiğince doğru davransak, sorumluluğun hakkından gelmiş oluruz! Yoksa nasıl yaşayabilir namuslu insanlar bu dünyada? Nasıl mutlu olabilir.
Kabadayılarızın bir kısmını zengin etmek politikalarımızın da iki amacı vardı. Biri, Türk iş adamı yetiştirip önemli iş alanlarını Hıristiyan azınlıkların elinden almak, Türklestirmek; ikincisi, zenginlik yaman bir silahtır. Bu yaman silahı bizimkilerin, yani bizim kabadayıların elinde toplayıp kötüsü gelirse yararlanmak...
"bu çifte standartlı yönetim tarzında, ünvan ve akıl sahibi soylular karar veremezken, cahil güruhun 'evet' ya da 'hayır' demesiyle gerçek ihtiyaçlar göz ardı edilmekte, sizden rica ediyorum; koparın bu çok başlı canavarların dilini...
Bir an daldı, tatlı bir şey hatırlamış gibi gülümsedi, sonra, içinden geçirdiklerini karşısındakinin sezmesinden korkmuş gibi boynunu büktü. "Vay canına! Geç kalmışız, tadına bakmış bunun Ziya Hurşit namerdi."