Hayatta bazen birinin ansızın elimizden tutması yeterli olur. Zor bir yol,dar bir geçit,suları tehditkar bir yer. Eğer yanımızda güven verici bir varlık yer alırsa aşılmaz olan hiçbir şey yoktur.
Ya yanımızda sadece boşluk varsa?
Kusursuz ebeveyn aynen kusursuz evlat gibi psikolojik diktatörlüklerin doğurduğu bir karabasandır. Her birimiz tam da kendi ebeveynimizin noksanları ve yoksulluğuyla ilintili olarak olmamız gereken kişi oluyoruz
Insanlar eşit değildir! Beyazlar ve siyahlar!! Şimdi ise sadece renkler ayırt etmiyor artık. Para,mevki, soyad ve daha binlercesi bizi ya güçlü insan ya da bir hiç yapıyor. Masumiyet gözüyle anlatılan ve hissedileni hissettiren bir kitap olmuş. Ve temadan daha çok dikkatimi çeken yalnız bir babanın titizlikle, mahalle baskısına aldırış etmeden çocuklarını yetiştirmiş olması. Kitaplarda yaşamak istiyor insan çoğu zaman..
'' "Daha çok anlat” dedim.
“Hoşuna gidiyor mu?”
“Çok. Elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.”
“Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?”
“Gider gibi yaparız." ''