Narsisizm, bir insanın benliğini, tavırlarını, ruh hallerini, davranışlarını, ilişkilerini, üretkenlik ve mutlulukla ilgili beklentilerini etkileyen zihinsel bir hastalıktır. Sadece narsisti etkilemeyen bu durum, beraber yaşadığı ve çalıştığı insanları da etkilediği gibi, en çok onu sevenleri ve ona bel bağlamış kişileri etkiler. Bir hap ile geçmesi mümkün olmayan bu hastalık yıllar ilerledikçe daha da ağırlaşır. En kötü haline ulaştığı zaman tedavisi bile mümkün olmaz, çünkü narsistin psikoterapiden faydalanabilmesi için önce bir sorunu olduğunu kabul etmesi gerekir ki, bu da tam olarak bir narsistin asla yapmayacağı bir şeydir.
Bir ömür boyu çocuklarıyla sağlıksız bir ilişki kurmuş olan bazı narsistlerle ilgilenmek mümkün olmayabilir. Kişilik teorisyeni Otto Kemberg'e göre böyle "kötü niyetli" narsistlerin üstünlük hissi, onlara sevgilerini sunan insanlara saldırmak ve yok etmek üzerine kuruludur. Hayata karşı paranoyak bir yaklaşım sergileyen bu sadist ve anti-sosyal tipler kendi saldırgan tavırlarını o kadar idealleştirmişlerdir ki, başkalarıyla ilişki kurup, onlara muhtaç olmayı hoş görebilecekleri, makul ve sevgi dolu yanlarını tamamen öldürmüşlerdir.Onlar sadece yok etmeyi, sembolik olarak hadımlaştırmayı isterler ve diğer insanları hayvan gibi görürler. İlerleyen yaşlarla kuvvetlenen paranoyaları yüzünden onlara ulaşmak imkansızlaşabilir. Zamanla yumuşayacaklarına ve tekrar bir araya geleceğinize dair kurduğunuz hayaller, sizin iyiliğiniz ve sağlığınız için zararlı olabilir.