Emir Bozkurt

Emir Bozkurt
@HyperActivS
yazmakla ilgili denemelerimi okumak için; medium.com/@emirbozkurttt/... hikâyelerimi okumak için; medium.com/@emirbozkurttt/... şiirlerim için; antoloji.com/m/uyeler/emir-b...
“Sosyal hakların, küreselleşmenin yol açtığı olumsuz sonuçlardan en çok etkilenen hak kategorisini oluşturduklarını söylemek mümkündür. Küresel ekonominin gerekleri, çalışma hakkı ve çalışma koşulları ile ilgili hakların, sendikal faaliyetlerin, toplu sözleşme ve grev haklarının sınırlandırılmasına yol açmaktadır.” -Uygun, Küreselleşme ve Değişen Egemenlik Anlayışı. “Çünkü bu hakların güvence altına alınması ve çalışan kesimin desteklenmiş olması küresel rekabet önünde bkr engeldir.” -Doğan, Devlet ve Toplum Kuramlarında Yeni Yaklaşımlar.
1000Kitap
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
“Victor Hugo, yalnız Paris'teki Milli Kütüphane'de bulunan ve yalnız tarihe dair olan eserleri, günde on dört saatini okumaya ayırabilen bir adamın okuyabilmesi için dahi sekiz yüz sene lazım geleceğinin hesap edilmiş olduğunu yazıyor. Victor Hugo'nun bunu yazdığı zamandan bugüne kadarki farkı da hesap ederseniz, en aşağıdan, bin seneden fazla lazım gelecek demektir." (Abdülhak Şinasi Hisar- Fahim Bey ve Biz)
1000Kitap
“Vatan millet jokerdir: Bastın mı eli alırsın. Doksan senedir bu böyle...” -Sevan Nişanyan
1000Kitap
“Babam, ekseri odaları boş kalan bu konakta ekseriya dalgın dalgın keman çalan bu dostunu görmeye gittikçe onun bir bekleyişten ibaret hayatına şaşakalırmış. "Hay Allah, sana akıllar versin!" diye gülmekten katılırmış, ama içinden yine onu takdir etmekten de geri kalmazmış. Zira alaycı arkadaşları onunla eğlenirler: "İlahi Fahim Bey: İlahilerle güvey giresin!" derlermiş. "Bu koca konağın boş odalarını yalnız keman sesleriyle mi dolduracaksın?" Ve daha ciddi arkadaşları, ona: "A birader!" derlermiş."Yapyalnızsın! Bir küçük ev sanki senin neyine yetmez? Bu kocaman konaktan ne hayır beklersin?" Fakat o, bütün bu sözlere karşı vakarlı bir ciddiyetle: "Aman, olmaz, birader! Bursa'dan gelen, giden bulunur! Siz bilmezsiniz' memlekette bizim mevkiimi- ze pek ehemmiyet verirler. Benim burada nasıl yaşadığımı görenler gidip babama da söylerler. Ihtiyarlık vaktinde gönlü hoş olsun! Biraz borçlanırım ama, zarar yok, bir gün olur bütün bu borçları öderim!" dermiş. Fahim Beye, bu bomboş odalar, gelecek günlere olan ümidini sığdırabilmek için, bu geniş sofalar, büyük emellerini ve hülyalarını korumak için, bu kocaman konak da, babasının, kendisine olan itimadını barındırabilmek için lüzumlu görünüyorlarmış.”
“Yaşadığımız zamanlar, tam manasıyla, bulanık ve karışıktır. Geçmiş zamanlarda insanları saran tehlikeler, başka cinsten olmakla beraber, elbette daha az değildi. Ancak insanların rahatını koruyan bir hal vardı ki, o da malumat almak zorluğuydu. Biz hergün gazeteler yüzünden hem doğruluğu, hem cinsi meşkuk birçok şeyler duyup öğreniyoruz. Herkes bildiğini sandığı ve düşündüğünü iddia ettiği şeyleri yazmak serbestisine sahiptir. Dünya şuursuzluğu ve kabalığı hergün duyulmak arzusunda ısrar ediyor. Dünya haberleri kanlı bir sel gibi durmadan akıyor. Hergün, sabah akşam birer saatimizi alan gazeteler, dikkat edilse, bir izdivaç veya doğum hadisesi gibi, o da yarın gene felaket havadisleri sütununa geçecek vak'alar hazırlaması tabii olan, bir iki iyi habere mukabil hergün nice kaza ve bela haberleri verir.”
1000Kitap