Emir Bozkurt

Emir Bozkurt
@HyperActivS
yazmakla ilgili denemelerimi okumak için; medium.com/@emirbozkurttt/... hikâyelerimi okumak için; medium.com/@emirbozkurttt/... şiirlerim için; antoloji.com/m/uyeler/emir-b...
Tarihimizde savaş dönemlerinden çok barış dönemleri, toplumların sulh içinde, toleranstan da öte hoşgörüyle yaşadıkları uzun dönemler var. Savaşlar, tarihimizde istisna olduğu için isimleri, tarihleri var. Aklımızda onlar kalıyor. Barış dönemlerinin adı bile yok. Tarihçiler savaşlara isim vermiş, barışa değil. Barış, sanki hiç yaşanmamış, ''ileride güzel günler göreceğiz çocuklar" türünden ütopya. Gerçek tam tersi.
Sayfa 80
1000Kitap
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Tarihe, kazananlarla kaybedenlerin arasında ilelebet süre­cek, güçlünün zayıfı ezdiği bir çatışma olarak bakıyoruz. Günümüzden geriye baktığımızda yaşanan uzun barış sü­reçleri yerine binbir tesadüfün yanyana gelmesinden patla­yan savaşlara bakıyoruz.
Sayfa 81
Deneme
Tarihimize bakıp şunu rahatlıkla söyleyebilirim, insan sa­vaşa ne kadar yatkınsa, en az o kadar, hatta daha fazla barışa da yatkın.
Sayfa 82
1000Kitap
Yüz yıl öncesine kadar Ortadogu'da Yahudi, Hıristiyan, Müslüman sulh içinde yaşamışken, dünya kamuoyu onları çatışır bilir.
Charles Chuman, "En büyük cürüm(suç) düşmanını tanımamak, onu in­san olarak inkar etmek" demiş. İspanya iç savaşına katılan George Orwell de düşmanını tanımasını anlatır. Şehir içi bir çatışma esnasında, bir elinde pantolonu, hayatını kurtar­mak için kaçan bir adam görür, ona ateş edemez, "Buraya faşistlerle savaşmaya gelmiştim, ama pantalonsuz bir adam faşist olamaz, o da benden farksız bir insandı" der.
Sayfa 106