"... madenin, hasta olanları tedavi etmek amacıyla türlü teçhizat, ilaç, doktor ve bina sağladığını görünce, dünyanın ne kadar tuhaf bir yer olduğunu düşünmekten kendimi alıkoyamadım. Hırsızların paralarını birleştirip ilkokul yaptırması ve çocuklarını da o okula göndermesi gibiydi. Medeniyet ve cehalet gibi iki uç kavramın bu mavi boyalı binada bir araya gelerek bir tarafın diğeriyle etkileşime girmesiyle, cehalet daha güçlü bir biçime bürünüp çıkıyordu."
"Ortak bir hayatın gizli sözleşmesi birbirine benzemek değil, birbirinin adımlarına, yaşantısına ritim uydurmak sanıyordum; onu da ben kıçımdan uydurmuşum belli ki."