Uğur Ceylan

Uğur Ceylan
@HzCeylani
Öğretmen
Omü
İstanbul
16 okur puanı
Mayıs 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·140 syf.··
2025 31. kitabı
‘ Aklı başında bir adamın sözünü etmekten en çok zevk alacağı konu nedir, bilir misiniz? Yanıt: yine kendisi… Öyleyse ben de kendimden söz edeyim biraz.’ Dostoyeski, yeraltından notlar,S.44(iletişim yayınları) Yalın bir hakikat, derin bir anlayış farkını ortaya koyuyor bu cümlede. Bu topraklarda kendinden bahsetmek küstahlık ve kibrin konusu haline gelmişken, batılı toplumlarda bireyselleşmenin habercisidir. Belki bu yüzden bizde Pessoa gibi tamamen yerel ve kendine ait sıradan bir yazar ‘ büyük adam’ olamıyor. Ne var Allah aşkına Pessoa gibi yazamayacak? Portekiz’de canı sıkılan bir adamın açık ve güzel iç sayıklamaları… Böyle sayıklamalar biz de utancın ürünüdür. Kendinden bahsetmeyi sevmez bizim kültürümüz… Altında yatan ilke ne olursa olsun; yazan birinin yazma cesaretini kıracak yakınları elbette bulunur ve yaptığı işi gizli saklı sanki bir ayıpmışcısına yapar. Belki bir süre sonra bu utanca alet olmamak için yazmayı bile bırakır. Kendim de yıllardır not tutarım. İlk zamanlar yazarken gizli bir utanç içinde kimsenin fark etmeyeceği şekilde gizli saklı yazardım. Sanki birileri okursa karşısında çırılçıplak kalacakmışım gibi. Sonra bunun manasız olduğunu anladım. Okurlarsa okusunlar. Hatta bilakis okusunlar da arkadaşlarını dahi tanısınlar. Çünkü Dostoyevski’nin dediği gibi aklı başında insan kendini mesele edinir ve kendini yazar.
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi
‘ Bu kitap; ne bir şikayettirir ne de bir itiraf. Harbin yumruğunu yemiş, mermilerinden kurtulmuş olsa bile,tahriplerinden kurtulamamış bir nesli anlatmak isteyen bir deneme,sadece.’(Kitaptan alıntı) Yazarın bu şahane ifadesinde ‘harp’ kelimesini ‘aşk’ ile değiştirin, bu ifadeler aşkın halini anlatmaya yeter meziyette olacaktır. İnsan acı çekmeyi; arzulanan şey her neyse, o ortadan kalktığında devreye sokar. Acı bir tür hatırlama aracıdır. Gerçekliği onun vasıtasıyla bükeriz. Olasılıklar onunla gerçek olur. Yine de tüm bunlar olup biterken yaşanan gerçek, gerçeğin hayal olduğudur. Ve acı soluksuz olarak varlığını bir başkasının yokluğunda sürdürür.
Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok (Ciltli)Erich Maria Remarque · Everest Yayınları · 20204,043 okunma
Sadece kelimleri değil hayatı düzeltin!
Puan vermedi·256 syf.··
2025 225. kitabı
Kitap engeli olan bireylerin nazarından, dünyamızdaki planlama ve bakış açımıza dair ciddi eleştiri sunan bir pencereden kaleme alınmış. Bu açıdan bakarsak ona söyleyecek pek bir şeyimiz yok. Benim bahsetmek istediğim ve hala anlam veremediğim şey ise; kelimeleri düzeltince davranışlarımızın da düzeleceğine veya değişeceğine dair naif inanç. Elbette kelimelerin toplumda itina ile seçilmesi medeniyetin ve kibarlığın gerekli şartıdır ama yeterli şartı değildir. Bizler engeli olan her bireye istediğimiz kadar özel(!) bireyler diyelim, onları toplumsal hayatın içine sokamıyor ve hayatı onlar için de yaşanası kılmıyorsak sözleri düzeltmenin ne manası vardır. Varsın sakat(!) deyin, engelli(!) deyin veyahut özel(!). Sözlerimiz sorun çözmüyor. Hala kaldırımda araba park etmenin sorun olmadığı bir toplumda olay sadece sözlerin yumuşaması değildir. Kibarlık medeniyetimiz için ilk ve temel şarttır. Bilmek ise hiçbir şeydir. Davranışa dökülemeyen hiçbir iyi bilgi, sahibine erdem kazandırmadığı gibi iyiye de hizmet etmez ve daha acısı insana bilgelik de kazandırmaz. Ne kadar çok şey bilirse bilsin. Kitabı lütfen bu bakış açısından değerlendirin. Melody'i (kitabımızdaki çocuk kahraman) yaralayan elbette düşüncesizce edilen sözlerdir ama onu hayata bağlayan ve umutlandıran şey; unutulmamalıdır ki, yapılan iyileştirici ve onun hayatını kolaylaştıran eylemlerdir. Bunları yok sayarsanız ve sadece sözlerin sorun çözdüğüne inanırsanız içiniz acımayla(!) dolu bir hikaye okur geçersiniz, çevremizde olan milyonlarcası gibi.
İçimdeki MüzikSharon M. Draper · Timaş Genç Yayınları · 202139,7bin okunma
öyküye doğru..
Puan vermedi·152 syf.··
2025 226. kitabı
Bukowski bu eserinin daha ilk şiirinde, onda olanı aradığım, farkına varamadığım manayı sonunda buldum; 'sıkıntının geçiştirilmesi, hayatın gerçeğinden kaçış (her ne kadar o tersini iddia etse de), ve bu kaçışın absürde doğru olması.' En yakın arkadaşının cenazesinde onu defnettikten ve karısını teskin ettikten sonra kendini apar topar hipodroma atması başka nasıl izah edilebilir ki? At yarışına salt zevk için gitmediği belli, çünkü şiirin tınısında acı ton hala devam ediyor. Diğer eserlerinde de bu karakteristik forma sık sık tesadüf ettim. Bukowski için asıl sorun, onun hayatın acı tarafıyla yüzleşememesi. Bu yüzden sürekli sarhoş ve genç kadın arzulayan bir bunak. Bukowski'nin ilk eserlerini şiir formunda yazdığını ve asıl ününü buna borçlu olduğunu biliyoruz. Yalnız dikkatli okuyucu bu şiirşlerin ilk öykü nüveleri olduğunu, şiiri bir anlatı aracına ustalıkla geçirdiğini fark edecektir. Şiirleri sanki bir şiir değil kısa öykü gibidir. Bukowski severler ve yeni okumaya başlayacaklar için bunları dikkate almalarını tavsiye ederim. İyi okumalar.
Gece Çılgın Ayak Sesleriyle YırtıldıCharles Bukowski · Parantez Yayınları · 2016272 okunma
'Kadınlar' kitabını kadınlar okumasın mı??
Puan vermedi·320 syf.··
2025 224. kitabı
Kitabı okuyan kadınların yorumlarında kitaba kas kusmaları oldukça doğal. Kitap bugünün değerlerinden başka bir evrende geçiyor ve o evrende bunlar sorun teşkil etmiyordu. Ayrıca her kitabı sosyal olarak bir yere otutturma eğiliminden kaynaklı alınganlıklar görüyorum. Kitaplar bişzm ahlakımızı öncelemek, doğrulamak araçları değildir. Aslında kitabın bunları yermesi makbuldür ki başka bir evrenin olduğunu hissedebilelim. Kitap basitçe yaşlı bir erkeğin tekrar kendini genç hissedebilmek için kadınları 'düzmesi' gerektiği fikri üzerine inşa ediliyor. İlkel bir onaylanma isteği. Zaten yazar bunu doğru olarak savlamıyor, gençliğinde bir işçiyken görmezden gelindiği her an için 'intikam' alıyor. Bu durumdan rahatsız olduğunu da kitabın son sahnesinde anlarsınız. Gülüp geçin, adam sarhoş yazıyor zaten. En uzun cümlesi 5 kelime, takılmayın, okuyun geçin. Anlamak için okursak belki bişiler öğrenebiliriz hatta.
KadınlarCharles Bukowski · Parantez Yayınları · 20214,244 okunma