Üstad, öyle betimlemeler yapmış ki adeta günümüz Türkiyesini kelimlerle resmetmiş. Anlatımlarından Ortadoğu halklarının ortak bir makus kadere sahip olduğu netlikle çıkarılabilir.
Avamda eros, nesil yetiştirme içgüdüsü olarak görülür. Akıl yetisine sahip seçkin kişilerde ise eros, dünyaya çocuk getirmekten öte bilgisizlikten kurtulup yeryüzünde sonsuz bir şeref bırakma çabası olarak tezahür eder.
Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık; Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık; Biri benim, biri de serseri kaldırımlar...
13 yaşlarında deli gibi şiirlere merak sarıp ezberleriğim ilk şiirdir. Şiirde sembolizmin etkilerini kavrayabilecek yaşta olmadığım için anlam veremezdim ama beni alıp çok farkli evrenlere götürürlerdi.
Abdulhamit'in hafiye teşkilatı tümüyle tasfiye edilip nazi almanyasına MEH vb teşkilatların kurdurulmasıyla yaşlı adama bir tekme daha vuruldu. Sonrasında MEH'in CIA'nın bir nevi Türkiye üssü olması, dolar karşılığı yardım adı altında iç istihbari bilgileri sızdırması aslında Osmanlının yıkılmasından sonraki Türkiye'nin içide bulunduğu durumu tümüyle özetler gibi. Köklerinden koparılmış bir ağacın sağa sola savruluşları...