Emre Güngör

Emre Güngör
@Iamemregngr
İnsanlardan bulamadığını kitaplardan bulan biri.
Ne istediğimi bilmiyordum. Hayattan korkuyor, ondan kurtulmaya çalışıyor ama yine de ondan bir şeyler umuyordum.
Sayfa 29
Reklam
Kafam cam kırıklarıyla dolu doktor.
Anne Ne Yaptın?
Anne sana kim dedi yavrunu doğurmayı? Sanki karnında fazla yaramazlık mı ettim? Senden istemiyordum ne tacı, ne sarayı; Karnında yaşıyordum, kâfiydi saadetim. Bir kere doğurdunsa, sonra niçin büyüttün? Kundakta, beşikte de bir zahmetim mi vardı? Koynundan niçin attın yavrunu bütün bütün? Bilmiyor muydun ki o yalnızlıktan korkardı. Sütünden tatlı mıdır, anne, sanki bu hayat? Bana sorsana anne yaşamak bir hüner mi? El aç, yalvar gündüze, geceye boyun uzat. Bu uğurda bir ömür çürütmeye değer mi! Karnında yaşıyordum, kâfiydi saadetim! Anne, istemiyordum ne tacı, ne sarayı! Anne, karnında fazla yaramazlık mı ettim? Anne, sana kim dedi yavrunu doğurmayı?
Sayfa 48
Geniş, siyah gölgesi hayatımı kaplayan, Tepemde kanat germiş bir kartaldır yalnızlık. Kalp çarpıntılarıyla günleri hesaplayan Bir benim, benim olan bir masaldır yalnızlık. Gördüm yapraklarımın bir bir döküldüğünü, Baharda yaşamanın bilmedim nedir tadı. Gemi yüzü görmeyen bir limanın hüznünü Kimsesiz gönlüm kadar hiçbir gönül duymadı. Bir ayna parçasından başka beni kim anlar, Bir mum gibi erirken bu bitmeyen düğünde? Bir kardeş tesellisi verir bana aynalar; Aynalar da olmasa işim ne yeryüzünde?
Sayfa 53
Haydi mezara koş" der gaipten bir ses. Gönlümse fısıldar: "Boş kalamaz beşik." Hep böyle tereddüt içinde ben bi-kes, Beyhude ararım bir kaçacak delik.
Sayfa 62
Reklam