Filozoflardan ve düşüncelerinden söz ederken hep erkekleri kastettim aslında. Çünkü felsefe tarihi de erkeklerin damgasını taşıyor. Bunun nedeni de, kadının hem kadın hem de düşünen bir varlık olarak insanlık tarihi boyunca hep ezilmiş, baskı altında tutulmuş olması. Kötü bir şey bu, çünkü birçok önemli deneyimin yitip gitmesine neden oluyor. Ancak bizim yüzyılımızda kadınlar felsefe tarihine tam anlamıyla adım atabildi.
En sevdiğim kitaplardan biri oldu. Konu basitçe ele alınmış gibi dursa da tarih, din ve felsefeyle yoğurulmuş. Buna rağmen okuyucudan herhangi bir bilgi de beklemiyor. Çevirenin de emeklerine sağlık. Birden fazla okunmalı.
Şartlar ne olursa olsun, sanki toplumu kötü gösteren ve toplumsal birliğe ihanet eden önemli bir kamu sağlığı sorunuymuş gibi kendimizi intiharla "savaşmak" zorunda hissederiz.