İbrahim göngör

İbrahim göngör
@Ibogungor
Puan vermedi·360 syf.··
Beğendi
·
2019 6. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2019 22:43
Kitabın tanıtımıyla ilgili yazarın kendisinin seslendirdiği bu küçük video kliple incelememe başlamak istiyorum. youtu.be/C9P5LUBZ9LE Bir çok kişi tarafından kitabın konusu ve türü nedir diye özel mesajlar aldım. Buna cevap vermek biraz zor gibi... Bir okur olarak bu tür bir kitabın ilk olduğunu söyleyebilirim sadece. Şiirin Şifreleri adı altında, içinde bölümlere ayrılmış bir kitap. 73 şiir ve bu 73 şiirin doğuş hikayesi anlatılmakta. Hep merak ederim, bir yazarın kalemi parmaklarında sıkınca, kağıtla olan mücadelesini izleyebilmeyi. Hangi ruh haliyle ilk cümle doğuyor. Ve son cümleyi bitirince ne hissediyor. Bir nebzede olsa bu merağımı bu kitapla gidermiş oldum. Şiirlerin hikayelerini okuyunca, bunların bir ruhunun olduğuna bu kez tam olarak inanıyorsunuz. Dedim ki kendi kendime; Aşk okuyarak ögrenilebilseydi eğer... " Sana, beni asla tanımamış olan sana " diye başlayan bir kadından, " Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu - Stefan Zweig " " Gündüze çok uzağım, saatler gecenin dibinde " diye isyan eden, sevdikçe kadınını güzelleştirebileceğine inanan bir adamdan ders alınabilir.... " Rima'ya Mektup - Yusef Masadow " Altı çizilecek kelime ve cümle sayısı o kadar fazlaki, sizi insanlığın tanımıyla içine çekiyor adeta. Çocukluğunuza uzanıyor ruhunuz, mavi bilyesini anlatırken yazar, maviye özlemi hissediyorsunuz. Sanırım bu kitabı uzun sürede bitirmemin sebebi bu altını çizdiğim cümlelerden kaynaklanıyor. Başucu kitabı diyebilirim. Kitaptaki özne Rima. Yazarın ilk sayfada belirttiği gibi çirkin bir kadın. İnandığı şey ise, sevildikçe güzelleşebileceği... Son bir alıntıyla incelememi bitireyim. Aşkın er hali ile dişi hali b/Aşka imiş. Sen tecrübeli, ben çok kör daldım bu kuyuya. Her yanım düğüm, hangisini çözeyim. Sarmaşık gibi sarmış neyim
Rima’ya MektupYusef Masadow · Karina Yayınevi · 201891 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·544 syf.··
Beğendi
·
2019 5. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2019 21:35
"klasik" vardır, tam anlamıyla adı gibi klasiktir, okumak için harcadığın emeğe ve zamana değer. Teknik olarak da mükemmel fakat asıl başarısı her cümlesiyle insanin ruhunda dalgalanmalar, yer yer fırtınalar oluşturması. Böyle kitapları okumak lazım. Sebep ? Günümüzde "çorak gönüllere ekiliyor sevdalar seher vakitlerinde", aşklarımız sefil, sevgi sözcüklerimizin içi boş. Oysa bir zamanlar böyle olmadığını, böyle olmaması gerekliliğini öyle güzel, öyle saf ifade ediyor ki. Bir süredir böyle hisli bir kitap okumamıştım. Romantizmin pek asil bir örneği. İlk olarak 1922 yılında yayınlanan roman 5.baskıdan sonra 1939 yılında yazarın gözden geçirmesiyle tekrar basılmıştır. Roman ilk önce “İstanbul Kızı” isminde 4 perdelik piyes olarak çıkmış sonra da Çalıkuşu romanına dönüşmüştür. 1908 – 1918 yıllarındaki savaş halinin, Anadolu halkının sorunlarının, genç bir kızın zor ve uçarı yıllarının ve Osmanlı’nın son yıllarının anlatıldığı bu roman son bölümü hariç Çalıkuşu Feride’nin günlüğüdür. Son bölüm de dışarıdan gözlemci birisinin anlatımıdır.  Roman birçok kere beyazperdeye ve televizyona uyarlanmıştır. İlk olarak 1966 yılında Çalıkuşuismiyle Osman F. Seden yönetmenliğinde, başrollerinde Türkan Şoray, Kartal Tibet, Parla Şenol, nam-ı diğer Ayşecik Zeynep Değirmencioğlu gibi oyuncuların paylaştığı filmdir.  Sonra 1986 yılında tekrar ismiyle Osman F. Seden yönetmenliğinde bu sefer mini TV dizisi olarak yayınlanır. Başrollerinde Aydan Şener, Kenan Kalav ve Munise rolünde Mine Çayıroğlu vardır.  En son olarak 2013 yılında ismiyle Çağan Irmak ve Doğan Ümit Karaca yönetmenliğinde Tv dizisi olarak çekilmiştir. Uçarı Feride rolünde Fahriye Evcen ve Kamran rolünde Burak Özçivit oynamıştır. 
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,4bin okunma
Puan vermedi·418 syf.··
2019 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2019 18:16
Şafak hanımefendi, niyeyse, kitabı İngilizce olarak kaleme almış. Daha sonra Aslı Biçen tarafından Türkçeleştirilmiş eser. Metne son hali yazar ve çevirmenin ortak çalışmasıyla verilmiş. Bu durum okumayanlar için kitabın sürprizini bozmak istemediğimden detaylara giremeyeceğim bir şekilde kurgu açısından esaslı bir handikap oluşturuyor esasen, bunun yanı sıra nadiren de olsa kimi ayrıntılar göze batmıyor değil ancak buna rağmen bir okur olarak kitabın dilinden oldukça memnun kaldığımı tekrarlıyorum. Söylediğim gibi, beklentilerimi fazlasıyla düşürmüş olmam da bu duruma etki etmiş olabilir.
Baba ve PiçElif Şafak · Doğan Kitap · 202417,8bin okunma
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2019 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2019 21:43
Kur’an-ı Kerim'in ilk emri “Oku” . İlk ayet “Oku” … Öğren... Oku diye başlayan bir kitabın evlatlarıyız. Olabiliyor muyuz ki imkan yok. Peki diyor Mevlâna, oku diye başlayan bir kitabı nasıl anlatabilirim? “Dinle” diye anlatabilirim ve bunu derken de bişnev der… Çünkü Farsça’da bişnev, dinledemektir. ‘Bişnev’in başında “B” vardır, ‘Bismillah’ın başında da “B” vardır. Sinan Yağmur’un Aşkın 7 Hali Bişnev okurlarına bir anlamda aşk terapisi sunuyor da diyebiliriz. Kahramanların aşklarını okudukça kendinizden bir şeyler bulup aşkı yeniden tanımaya başlıyorsunuz Aşkın basamaklarını sabırla çıkmak ve manevi huzura erişmek isterseniz bu kitap tam size göre.. Aşk şimdiki içi boşaltılmış ve sadece nefis sarhoşluğundan oluşan değil tüm bunlardan arınmış saf, temiz ve çıkarsız.. Aşk zannettiğiniz şey tutkudan başka bir şey değil ondan bu yanışınız. Gerçek sevgi yakmaz onarır ve sizi manevi huzura eriştirir. Sevdiğiniz kişiyi gönlünüzle sevin gözünüzle, nefsinizle değil. Gerçek aşkla karşılaşmanız duasıyla iyi okumalar.. 
Aşkın 7 Hali - Bişnev!Sinan Yağmur · Kapı Yayınları · 20141,860 okunma
Puan vermedi·294 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2019 16:27
William Faulkner, eserini şöyle özetler: “Romanın ismi ses ve öfkeydi. Bu sözcükler bilinçaltından geldi. Ben bunları hiç tereddüt etmeden ve Shakespeare’in alıntısının benim öykümün kin ve çılgınlığa uyup uymadığını düşünmeden kullandım. Shakespeare Macbeth’inde şöyle geçer: “Hayat, bir budalanın anlattığı hiçbir şey belirtmeyen gürültü ve öfke dolu bir öyküdür.” Roman kısa bir öyküden kaynaklanmaktadır. Bu kısa öykünün herhangi bir özel konusu yoktur. Ölen anaannelerinin gömülmesi sırasında evden başka bir yere gönderilen birkaç çocuğu anlatmaktadır. Onlar ne olduğunu anlamayacak kadar küçüktürler. Bu romanda körü körüne olan egoistçe günahsızlık ile ilgili düşüncelerin nerelere ulaşabileceğini görmek istedim.” J. P. Sartre ise eleştirisinde, “Ses ve öfkenin konusu zaman kavramından doğmaktadır. Quantin’in saati kırmızı simgeseldir ve saatsiz bir zamana götürmektedir. Saate bakmayı bilmeyen Canndy’nin zamanı da saatsizdir.” der.
Ses ve ÖfkeWilliam Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 20263,112 okunma