Başka hiçbir alanda hiç kimsenin görüşü, eğer karşıtlarıyla aktif bir tartışma yürütmek için gerekli olacak zihinsel süreci kendi kendine ya da başkalarının empoze etmesiyle yaşamamışsa, bilgi denmeyi hak etmez.
Başkaları bir doğruyu hayata geçirebilsin diye, insanlığın bir kısmının hatada direnmesi gerekli midir? Bir inanç genel kabul görünce gerçek ve canlı olmaktan çıkar mı – hakkında biraz kuşku kalmazsa bir önerme asla tam olarak anlaşılamaz mı? İnsanlık bir doğruyu oydaşmayla kabul ettiğinde, o doğru içlerinde ölür mü? Bugüne dek, gelişmiş aklın en yüksek amacının ve en iyi sonucunun, bütün önemli doğruları kabul etme konusunda insanlığı birleştirmek olduğu düşünülmüştür: Öyleyse bu akıl, ancak amacına ulaşamadığı sürece mi varlığını sürdürür? Zaferin tam olması, fethin meyvelerini öldürür mü?