Okuduğum en korkunç sona sahip kitap diyebilirim. Bir çocuğun yasalar gereği ötenazi yapılmasına izin verilmeyen bir kadının uzun ve acı verici bir hastane serüveni ile yaşamanın son bulunmasını istemediği için kendi elleri ile hayatta tutma çabası çok dehşete düşürücüydü.
Agatha Christie'nin insanlara, olaylara daha geniş bir açıdan bakmalarını sağladığı kesin.
'Christine'nin dehası bir yıldız gibi parlıyor...'
- New York Times
Gündelik yaşamımızda karşılaştığımız sorunlar ve kendi içimizde yanıt aradığımız sorularda önemli bir rehber olarak nitelendirebileceğim bir kitap oldu.
Okurken, her düşüncesinde düşünmeyi sevdirecek olmasından dolayı bir çırpıda okumak yerine, günde birkaç sayfayı geçmeden okumanızı tavsiye ederim. Aksi halde, yaptığınız okuma çok yüzeysel kalacak ve birçok fikri sizin için bir anlam ifade etmeyecek.
Kitaba gelecek olursak, Stoa felsefesinde önemli bir otorite olarak kabul edilen Marcus Aurelius, kitapta bu felsefeye düşünceleri arasında sağlam bir yer vermiştir. Kitabı okurken, Eski Roma dininin hakim olduğu bir dönemde yazıldığını göz önünde bulundurursak, yazılarında başta kendisinin politeist gibi görünmesine karşın her cümlesinde bir panteist inanca sahip olduğunu fark ettim.
Her şeyi yanlış yaptığımı düşündüğüm, içime çekilip kendimi toparlamaya çalıştığım şu günlerde okuduğum için, kitap benim için daha anlamlı hale geldi. bkz: Gece Yarısı Kütüphanesi (Sıradan bir günde okusam bu kadar sever miydim, emin değilim.)
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,9bin okunma
Sosyalist dünyaya karşı iyi bir eleştiri olmuş diyebilirim. Bize kurtuluşu ve cenneti vaat edenlerin bu dünyaya gerçek cehennemi yaşattığını iyi bir hikaye ile anlatılmış diyebilirim. Şunu bilmek gerekir ki: 'Devrim her zaman ilk önce kendi evlatlarını yer'.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,2bin okunma