Chi

Ama zaman zaman bu eğitimleri baltalayan bazı mekanizmalar var. Bazen polisler, karakolda engelliyor bunu;‘Kocandır sever de döver de’ diyorlar. ‘Hadi gidin, barışın’ diye toplumsal mühendisliğe soyunan insanlar da var. Dolayısıyla toplumun eğitilmesi lazım.”
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Mesela, annesine babaların nasıl sevdiğini sorabilir çocuk. Anne ise “Babalar öyle şeyler yapmaz, babanız bizim için çalışıyor, baban olmasa bize kim bakar” gibi şeyler dediğinde de, o çocuk böyle bir durumu annesine söyleyemeyeceğini düşünür ya da sezer. Ama anne çocuğa maddiyatın değil de sevginin ve inanmanın önemli olduğunu öğretirse çocuk bundan cesaret alır ve susmaz. Ama anne böyle bir şeyi duyduğunda feryat figan ağlıyor? çocuğun yanında güçsüz olursa, o çocuk kendini suçlar, daha fazla bir şey anlatmaz ve kimse de bir şey bilmez. Ne yazık ki çocuk da buna maruz kalmaya devam eder.
Aynaya baktığımdaki insanı daha çok sever oldum. Seven, sevilir diyorlar. Bu belki bir halk efsanesinden daha gerçekçi bir şeydir. Çünkü aynaya baktığımda, artık sadece kendimi değil, onu da görür oldum. Siz de görmüyor musunuz? Onun da sizin gibi, uyuyamadigi geceleri, streslenerek sabah ettiği binbir gün vardır belki. Belki o da senin gibi sevgi nedir, öğrenmekte olan bir öğrencidir. Ya da belki güvenmektir yarası, utanır bundan kimselere göstermez. O da senin gibidir işte. En ham haliyle, en saf ve gerçekçi biçimiyle. Değerlidir Sevilmedigi yerde kalmamalı insan, bir sene önceki benin bana tavsiyesi idi bu. Kendini sevmezsen, kimde, nerede kalacaksın? Her aynaya baktığımdaki kişiyi sever oldum, sevilenden ötürü
Severek, rahatlık ile yaşamak gönlümdeki vicdanın ağırlığı olmadan gökyüzüne bakmak isterdim. Ama altında olduğum kubbe, karanlık ve isimsiz, birkaç gün içerisinde unutulacak olaylar ile çalkalanıyor. Bu ruhların, hesabını kim soruyor olsa ki? Bu karanlığın içinde yitip giden canların giderken bir yol göstereni var mıdır acaba? Nefes almaktan utanmak istemezdim, ama şimdi her şey renksiz, utanç içinde. Bu kubbenin içinde kendimi kapatmak, kimsenin göremediği bir yerde beklemek istiyorum. Canların kolayca yitip gittiği bu karanlığa ortak olmamak istiyorum Hiçbir şey olmamış gibi gidiyor, insanlığı kaybediyor. İnsan, böyle bir karanlığın içinde ne hissetmeli?
Zamanda yolculuk mümkün olabilir galiba zihnimde. Mesela Bugün 4 yaşındaydım. Tıpkı hatırladığım o sabahlar gibi işe gitmeden önce babam yanağımdan öperek gitti beni. Hatırlıyorum o soğuk kış günlerinde izlediğim hazırlanma sahnelerini, kimsenin haberi yokken gözlerimi kapatıp beklemeyi. Gitmeden önce mutlaka öperek giderdi, nereden bilir de gözlerimi kapatırdım acaba? O karanlığın içindeki bembeyaz ışığa bakardım. Sonrada gözlerimi kapatıp tekrar uykuya dönerdim. Tıpkı o zamanların huzuru vardı üstümde, bir kız çocuğunun.