!!SPOİLER İÇERİR!!
"Hakikat gerçekte olduğu gibi midir, yoksa insanların olmasını istediği gibi mi şekillenir?"
Yazar, kitabın temelini bu konu üzerinden oluşturmuş. Her bölümde farklı insanların bakış açısına göre olaylar ve düşünceler var.
Kitabı kendi bakışım ile sizlere anlatmak istiyorum. Cuyōn, ailesi tarafından yeterince ilgi görmemiş bir kızdır. Sōın ise fakir bir ailede olmasına rağmen mutlu olmayı başarmıştır. Cuyōn yalnız kalmış ve bu yüzden arkadaş edinmek istemiştir. Ancak kişiliği ve yetiştirilme tarzı yüzünden bunu yapamamaktadır. Bu yüzden Sōın ile ilgili dedikodu yayarak onunla arkadaş olmayı başarır. Sōın ise aşağılanmış hissetmesine rağmen Cuyōn'u kullanabildiği için onunla arkadaş kalır. Tabiki bir süre sonra işler değişir çünkü Sōın'in artık bir sevgilisi vardır. İkisi okulun arkasında büyük bir kavga eder. Ardından Sōın 3. kişi tarafından "yanlışlıkla" öldürülür. Bunun suçu ise Cuyōn'a atılır.
Sonuç olarak ise kamuoyu yüzünden kimse hakikatin ne olduğunu umursamaz ve hakikati kendilerinin istediği gibi şekildendirirler. Aslında tarafsız bir şekilde incelediğinde suçlu bir taraf olmadığı açık. Ancak insanlar illa bir suçlu arar ve bu Cuyōn'dur. Yani günah keçisi seçilir.
Aslında yazar, tüm bu olanları kitapta tek bir paragraf ile özetlemiş.
"Buna rağmen Cuyōn'un bir kez olsun Sōın'ı arkadaşı olarak düşünmediği olmamıştı. Onun için Sōın zor zamanında, yalnızlığında, mutluluğunda hep birlikte olmak istediği insandı, kalbinin derinlerini açabileceği, sırtını yaslayabilceği biri. Böyle bir varlık olan Sōın'ı kaybetmek Cuyōn'un zor zamanlarında, yalnız ve mutlu olduğu zamanlarda her daim yanında olacak kişinin kaybolduğu anlamına geliyordu. Bu yüzden Cuyōn, Sōın'la yaptıkları son konuşmayı unutmaya karar verdi. Sōın'la olan son anılarını sildi,