Mumlarla aydınlatılmış küçük, sade, mütevazı bir odacık..
Meryem annemizin doğduğu mekan.
İnsan, tarihe sığmayan ufuk sultanlarının doğduğu bu mütevazı mekanları görünce hayata dair başka bir anlayış geliştirmeye başlıyor..
“Ağlama Duvarı” diyorlar bana
Onlar ağlıyor… Ben ağlıyorum… Kudüs ağlıyor..
Alem-i İslam ağlıyor…
Bana “Ağlama Duvar!” diyorlar.
Söyleyin Allah aşkına siz gözyaşlarımı dindirecek ne yaptınız ki…
Ben bu dünyaya bilmek için geldim. Benim için kutsal bir şey varsa o da bilgidir, gerek bu dünyanın, gerekse öte dünyanın bilgisi. Bu yüzden öğrendiklerimi akıl terazisinde tartıp doğru olup olmadığına bakarım.
Yaşanılanlar, görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu dünyanın şahidi olmaktı.