Bir Alman Profesörünün Naziler yüzünden çektiği acılar sona ermiş, yanmış bedeninin külleri Karadeniz’in hırçın sularına bırakılmıştı...Bu satırları okurken küllerinden yeniden doğan ülke Polonya’daydım..Tarihinde çok acılar çekmiş, savaşlar, katliamlar görmüş adeta dümdüz edilmiş ve yeniden varolmuş bir ülkeydi burası.. Ve bu satırları bir Türk, bir Müslüman olarak okumuştum. Tarihimizde ne çok acılar yaşanmıştı..Savaşlar.. Katliamlar.. Soykırımlar..Anadolu topraklarında doğup büyümüştüm.. Avrupa’da yaşıyordum şu an. Amerika’da da bulunmuştum bir zaman.Yani dünyanın neresine gidersem gideyim karşıma Rabbimin yarattığı doğal güzellikler ve insanoğlunun zalimliği çıkıyordu..Zulüm Türk, Ermeni, Kürt, Rum, Yahudi, Müslüman tanımıyordu..Zalim herkesin zalimiydi..Keşke şu ön yargılarımızı yıksak, insanın değerini sadece “İNSAN” olması belirlese.. kimliği, ırkı, milliyeti değil sadece insan olmak ilgilendirse..“Dünyayı güzellik kurtaracak, bir insanı sevmekle başlayacak her şey..” diyebilsek canı gönülden.. Dünya kurtulsa.. İnsanlık kurtulsa..