A.F.A.

A.F.A.
Koskocaman evrende zerre kadar biri. Cürmü büyük, kendisi küçük. Sekoya Meclisi Kitabının Yazarı
Öğretmen
Yüksek Lisans
Niğde
ÇILDIR
39 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Toplum Sözleşmesi: Özgürlük mü, Kölelik mi?
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2025 28. kitabı
Rousseau'nun Toplum Sözleşmesi adlı eserine dair şu şekilde bir değerlendirme yapmak istiyorum: İnsanlar, başlangıçta doğal durumda yaşıyorlardı. Bu, yalnızca Rousseau'ya özgü bir düşünce değildir; Hobbes ve Locke da benzer bir ön kabulü benimsemiştir. Ancak Rousseau'ya göre, tarımın gelişmesiyle birlikte bireysel haklar, mülkiyet arzusu ve özgürlük talepleri öne çıkmış, insanlar bir uzlaşıya vararak toplumsal sözleşme yoluyla devleti kurmuşlardır. Ne var ki, devletin ortaya çıkışıyla birlikte işler kontrolden çıkmış, devlet insanları özgürleştirmek yerine onları köleleştirmiştir. Oysa devleti kuran yine insanın kendisiydi; fakat zamanla devlet, insanın özgürlüğünü elinden alan bir güç haline gelmiştir. Bugün artık doğa durumuna dönmemiz mümkün değildir. Ancak mevcut düzen içinde de bireyler, doğalarına aykırı bir yaşam sürmeye mahkûm edilmektedir. Peki, bu durumda ne yapılmalıdır? Rousseau’ya göre iki temel çözüm yolu vardır: 1. Toplum içindeki eşitsizlikleri ortadan kaldırarak zümreler arasındaki dengeyi sağlamak. 2. Doğal yaşama uygun yasalar yapmak ve toplumu doğa durumuna en yakın biçimde düzenlemek. Ancak günümüz toplumlarına baktığımızda, modern yaşamın bu ilkelerden hayli uzak olduğunu görüyoruz. Günlük 10 saat çalışma, tekdüze apartman hayatı, haftada 40 saat ders işlemek gibi normlar, insan doğasına ne kadar uygundur? Belki de modern insanın mutsuzluğunun temel sebebi, doğasına aykırı bir yaşam sürmeye zorlanmasıdır.
Alıntı
Toplum SözleşmesiJean-Jacques Rousseau · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201917,9bin okunma
Reklam
Marcus Aurelius – Düşünceler: Bir Bilgelik Güncesi
9/10
·170 syf.··
Beğendi
·
2025 27. kitabı
Platon, Devlet adlı eserinde “Hükümdarlar filozof, filozoflar hükümdar olsaydı, kentlerin yüzü ışırdı.” diyerek ideal yönetici figürünü tanımlar. Marcus Aurelius, bir Roma İmparatoru olarak bu fikri adeta hayata geçiren bir figürdür. O, sadece bir yönetici değil, aynı zamanda derin bir düşünür, Stoa felsefesinin pratiğini bizzat uygulayan bir imparatordu. Düşünceler, onun bu filozof-imparator kimliğinin bir yansımasıdır. Marcus Aurelius’un Düşünceler (orijinal adıyla Ta eis Eauton), hayatın değişken doğasını, erdemli yaşamı ve insanın içsel mücadelesini ele alan bir başyapıt. Stoa felsefesinin temel ilkelerini yansıtan bu eser, Roma İmparatoru'nun kendi kendine tuttuğu felsefi notlardan oluşuyor. Kitap, Epiktetos ve Stoa felsefesinden esinlenerek evren, akıl, ölüm, değişim ve dünyevi arzuların geçiciliği gibi konulara değiniyor. Arka kapakta da belirtildiği gibi, Düşünceler sadece bir öğüt kitabı değil; yazarın kendi vicdanıyla yaptığı muhasebe ve içsel gelişim sürecinin bir yansımasıdır. Marcus Aurelius, burada bir okur kitlesine değil, kendisine seslenir. Kitap, yalnızca felsefi bir metin değil, aynı zamanda bireyin kendini anlamasına yardımcı olan zamansız bir rehber niteliğinde. Bu tür eserleri okumak ve anlamak kolay olmasa da, Düşünceler hayatınıza derinlik katan ve bakış açınızı genişleten bir kitap olacaktır. Eğer içsel huzur arayışında, bilgelik yolunda bir rehber arıyorsanız, bu eser tam size göre.
Alıntı
DüşüncelerMarcus Aurelius · Yapı Kredi Yayınları · 202227,8bin okunma
Herkesin Mutlu Olduğu Ideal Bir Toplum Var mıdır?
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 26. kitabı
Farabi’nin Erdemli Şehir eseri, onun siyaset felsefesindeki en önemli metinlerinden biridir. Platon ve Aristoteles geleneğinden gelen Farabi, Muallim-i Sani (İkinci Öğretmen) olarak bilinir ve bu eserinde ideal devleti, yöneticilerin ve toplumun erdemlerini merkeze alarak kurgular. Platon’un Devlet eserine benzer şekilde, toplumun farklı kesimlerinin nasıl düzenlenmesi gerektiğini ve iyi bir yönetimin temel ilkelerini ele alır. Farabi, toplumları çeşitli kategorilere ayırır: erdemli şehir (ideal devlet), cahil şehir (bilgelikten yoksun toplumlar), fasık şehir (ahlaki bozulmaya uğramış toplumlar), değişken şehir (istikrarsız ve tutarsız toplumlar) ve sapkın şehir (yanlış bilgiye dayalı yönetilen toplumlar). Ona göre, erdemli şehir ancak filozof-kral veya bilge bir yönetici tarafından yönetildiğinde adil ve mutlu bir toplum oluşabilir. Bu yönüyle Farabi’nin görüşleri, Platon’un filozof kral anlayışıyla büyük benzerlik taşır. Ancak Farabi’nin ideal devletinde yöneticinin sadece bilge biri olması yeterli değildir. O, en yetkin yönetici modelinin aslında peygamber olduğunu belirtir. Ancak son peygamberin gelişinden sonra böyle bir yönetici modelinin artık mümkün olmadığı düşünüldüğünde, Farabi’nin çözümü, peygamberin sahip olduğu niteliklere sahip bir yöneticinin başa geçmesi gerektiğidir. Yani yönetici; adil, yumuşak huylu, hitabeti güçlü, iyi niyetli ve halkının iyiliğini gözeten biri olmalıdır. Böyle bir kişi, peygamberin yerini almasa da, onun yönetim anlayışını devam ettirerek toplumu erdemli bir şekilde yönlendirebilir. Farabi’nin bu eseri, özellikle siyaset felsefesi ve ahlak üzerine düşünenler için önemli bir kaynaktır. Okuması zorlayıcı olsa da, notlar alarak ve kavramları sindirerek okumak, eserin anlaşılmasını kolaylaştırabilir. Bu yüzden, siyaset felsefesi ve
Alıntı
İdeal DevletFarabi · İş Bankası Kültür Yayınları · 20244,341 okunma
Düşüncenin İzinde: Sofi’nin Dünyası ve Felsefi Yolculuk
10/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2025 25. kitabı
Sofi’nin Dünyası, Norveçli yazar ve felsefe öğretmeni Jostein Gaarder tarafından yazılmış bir felsefe romanıdır. Kitap, 14 yaşındaki Sofi’nin posta kutusuna gelen gizemli mektuplarla başlayan bir macerayı anlatır. Bu mektuplar, onu felsefenin büyük sorularıyla tanıştıran ve tarihin önemli filozoflarını keşfetmesini sağlayan bir yolculuğa çıkarır. Roman, bir yandan Sofi’nin kendi kimliğini ve varoluşunu sorgulamasını sağlarken, diğer yandan okuyucuya da felsefi düşüncenin temel taşlarını anlaşılır bir dille sunar. Hikâye ilerledikçe, Sofi’nin yaşadığı olaylar ile felsefi konular iç içe geçer ve kitap, büyük bir sürprizle sona erer. Yıllardır bir felsefe öğretmeni olarak, öğrencilerime bu kitabı önererek onların da felsefi bir yolculuğa çıkmasına vesile olmaya çalışıyorum. Bir zamanlar Sofi gibi bilinmezliğin kapısını aralayan bir okurken, şimdi başkalarının bu yolda yürümesine katkı sunuyorum. Düşünce bir zincir gibi aktarılıyor, zaman ve mekân aşınıyor, felsefe yine kendi yolunu buluyor.
Alıntı
Sofi'nin DünyasıJostein Gaarder · Pan Yayıncılık · 199543,6bin okunma
Bir Devletin Doğuşu ve Bir İnsanın Varoluşu...
9/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2025 24. kitabı
Pandemi sürecinde okuduğum Osmancık kitabı üzerine... Tarık Buğra’nın kaleminden Osman Gazi’nin gençlik yıllarını, ideallerini ve devlet kurma sürecini okumak gerçekten etkileyiciydi. Başlarda deli dolu, gözü kara bir genç olan Osmancık’ın zamanla olgunlaşıp büyük bir lider hâline gelmesi, özellikle Edebali ile olan sahneleri, insanı derin düşüncelere sevk eden türdendi. Tarık Buğra, sadece kuru bir tarih anlatmıyor; olayları karakterlerin iç dünyalarıyla birlikte sunuyor. Osman Gazi’yi bir kahraman olarak değil, tereddütleri, korkuları ve umutlarıyla bir insan olarak anlatıyor. Bu da romanı sadece tarihî bir eser olmaktan çıkarıp, aynı zamanda güçlü bir karakter hikâyesine dönüştürüyor. Tarihî roman sevenler için kesinlikle tavsiye edebileceğim bir kitap. Daha önce Gençliğim Eyvahı okumuş ve çok beğenmiştim. Onun ardından Osmancık’ı okumaya karar vermiştim. Tarık Buğra’nın üslubu, anlatımı gerçekten çok güçlü. Eğer tarihî romanları seviyorsanız, Osmancık sizin için güzel bir tercih olabilir.
Alıntı
OsmancıkTarık Buğra · Ötüken Neşriyat · 202318,8bin okunma
Reklam