Bir köy bekçisi, işlek bir yolun sakin bir saatinde elinde tüfeğiyle yolda giderken Ali Efendi’yi hatırlar; üzerine methiye söyler ve cezbelenir. Yola uzanıp çırpınırken elindeki tüfeği düşer. Bir süre sonra kalkar gider ve tüfeğini orada unutur. Bunun üzerinden iki gün geçtiği hâlde tüfeğini bulamaz. Bekçi tüfeğine ne oldu diye kara kara düşünürken Ali Efendi bekçiye haber yollar: "İki gündür bize tüfek bekçiliği yaptırıyor, gitsin düştüğü yerden tüfeğini alsın," der. Bekçi haberi alır almaz apar topar düştüğü yere gider; yol işlek olduğu hâlde iki günden beri tüfeğinin yolun ortasında durduğunu görür.