Hz. Âmine’nin o mücella hayatını ve kâinatın gözbebeği olan Muhammedi Nur’un izini süren bu eser, insanı günlük hayatın keşmekeşinden çekip alıp bambaşka bir huzur iklimine bırakıyor; özellikle aralara serpiştirilen o iki beyitlik derin dizeler, ruhu dinlendirirken anlatılanların manevi ağırlığını kalbe nakşediyor. Kitabın alışılmış siyer anlatımlarının dışına çıkarak, ismini pek duymadığımız peygamberlerin hikmet dolu kıssalarına ve o kutlu nûrun Hz. Âmine’ye ulaşana dek geçtiği duraklara yer vermesi, okuru sadece bilgilendirmiyor, aynı zamanda tam bir mutmainlik hissiyle sarmalıyor. Bu naif üslup sayesinde, Efendimizin annesinin yaşadığı o eşsiz teslimiyeti ve tevhid silsilesinin muazzam halkalarını okurken sanki o anları bizzat yaşıyor, manevi bir arınma sürecinden geçiyorsunuz.