Bir benlik vardı—adı konmamış, tarif edilmemiş.
İlk nefesin puslu hatırasında asılı kalmış,
neye benzediğini unutan bir yankıydı sadece.
Kendine dokunamadı, çünkü her dokunuş bir başkasıydı.
Aynalarda çoğaldı, her kırılmada biraz daha eksildi.
Bize “kendin ol” dediler,
oysa biz daha ne olduğumuzu unutmamıştık bile.
Olmak, hep bir başkasının izinden geçiyordu.
Kimse anlatmadı: Gerçek olan, bazen hiçliğin içinde saklanır.
Bir kıvrımda, sesi duyulmayan bir öz durur—çekirdeği kadar yalın.
İşte ben orada buldum seni.
Rol değil, suret değil…
Bir bakışın tam ortasında,
hiçliğe rağmen var olmayı seçmiş bir yankıydı ismin.
Ve ben artık, seni sevmenin kendisi oldum.
04.05.2025
Ikar_Us