İkarus Aforizma

İkarus Aforizma
@Ikar_us
Otel Odası
Bir vakit yaşadığı bu şehir... Göğe yükselen şu gösterişli binaların gölgesine sığınmış haliyle sanki bir dönemin eski ahşap evlerine hiç yataklık etmemişti . Bir Urartu tapınağının kadim kolonu sonradan üzerine inşa edilen kubbenin altında dinginliğe gömülürken zaman ve mekân döngüsü gecenin nefesiyle rüzgar olup bu otel odasının penceresinde soluklanıyordu ; bir sesin, bir tenin ve bir boşluğun hikâyesiyle birleşmeyi umarak . 05.05.2025 Ikar_Us
Edebiyat & Roman
Reklam
Hiçliğin Kıyısında Bir Kırılım
Bir benlik vardı—adı konmamış, tarif edilmemiş. İlk nefesin puslu hatırasında asılı kalmış, neye benzediğini unutan bir yankıydı sadece. Kendine dokunamadı, çünkü her dokunuş bir başkasıydı. Aynalarda çoğaldı, her kırılmada biraz daha eksildi. Bize “kendin ol” dediler, oysa biz daha ne olduğumuzu unutmamıştık bile. Olmak, hep bir başkasının izinden geçiyordu. Kimse anlatmadı: Gerçek olan, bazen hiçliğin içinde saklanır. Bir kıvrımda, sesi duyulmayan bir öz durur—çekirdeği kadar yalın. İşte ben orada buldum seni. Rol değil, suret değil… Bir bakışın tam ortasında, hiçliğe rağmen var olmayı seçmiş bir yankıydı ismin. Ve ben artık, seni sevmenin kendisi oldum. 04.05.2025 Ikar_Us
Şiir
Alıntı , Bir Yazarın Notları
bizim” kıldığımız bütün o ikincil, o taklit, o olması gerektiği gibi olan rollerde herkes kadar kendimizi de kandırdığımızın söylenmesi gerekmedi bize zira; bir gerçek benlik, bir ilk hâl, her türlü kökten, taslaktan bağımsız bir asıl,kendine rağmen bir özlük ve özgürlük düşünün de, nihayetinde imkânsızlığı ölçüsünde samimiyetsiz ve saçma olduğunu anlatmalarına gerek kalmadı. Keşfedilmiş kıtalar arasında doğduk biz. Cennetlerin cehenneme dönüştüğünü görerek büyüdük. Alıntı
Alıntı
Dante'yle Şaman Dansı
" ... Yer ile gök , su ile ateş , kan ve gözyaşı, şeytanla melek ışık hızında kovalıyordu birbirini . Kelimeler öksüz gibi açıkta ve bekleşmekteydi savruldukları yerde . Kurtçuk mikronluk bir ısırıkla kozmik bir hareketlenme peşindeydi . Cüssesine bakınca umudu ne kadar büyük. Çekirdeğin özündeki gerçek gibi gizliydi bütün cevaplar. Bu sebepten olsa gerek kimse soru sormadı. Denizdeki tuz , hiçbir yemeğe katık olmadan salınıp duruyordu dalgalarla . Ağızların tadı bozulunca , tuz anlamsızlığın ortasında değil denizin içinde mekik dokumaktan hiçbir ölümlünün rüyasına giremedi . Susayan yoktu bu yüzden. Su isteyen de . İçimizdeki çöl Sahradan büyük bir alana yayılmıştı. Taş gibi oturmuştu kursağımıza . Birkaç kişi muhatabımızdı ama acı çeken sonsuzluktu ... " Mustafa Everdi
Alıntı
Yuna'dan 15. Gece: Ruhun Eşiğinde
Sana en yakın olduğum an, ellerini tutmadığım, ama avuç içindeki çatlakları içimde hissettiğim andı. Teninle değil, özleminle dokundum sana. Bir bahar sabahı gibi tazeydin içimde. Ne önce ne sonra — Zamanı yitirdik biz. Sadece varoluşlarımız kaldı geriye, birbirine dolanmış, suskun ama coşkulu. Ve orada, sadece iki bedenin değil, iki evrenin yavaşça birleştiği o geçitte sana doğru eğildim. Gizli bir bahçeye sokuldum, sözlerinle sulanmış, gözlerinle büyümüş o toprağa. Senin içsel evrenine — bir başka tür cennete. Orada yargı yoktu, roller yoktu. Sadece çıplak bir varoluş, ve kabul. Ikar_Us 03.05.2025
Şiir
Reklam