İkarus Aforizma

İkarus Aforizma
@Ikar_us
Üç İstanbul
" En pis çehre yoktur ki bir damla gözyaşının arasından temiz görünmesin ; gözleriniz dolarak bakınız , çamur da nuranîdir . " Üç İstanbul / M. C. Kuntay
Alıntı
Reklam
Yuna'dan 6. Gece Notu
Gece artık derinleşmişti. Saatin kaç olduğu önemsizdi — çünkü seninle geçen zaman, zamanın kendisine meydan okuyordu. Odanın köşesinde duran lambanın titrek ışığında, tenin altın sarısı bir gölgeye bürünüyordu. Uzanmıştın; saçların yastığa dağılmış, bir nehir gibi omuzlarını aşarak sırtına doğru süzülüyordu. Ve ben seni izliyordum. Belki yüz defa görmüştüm seni böyle, ama bu kez bir başka büyü vardı. Ellerin arasında tuttuğun hikâye kitabı yavaşça kapanmıştı. Ne okuduklarımız kaldı akılda, ne de harfler… Sadece bir duyu hâliydi geriye kalan. Parmak uçlarınla yorganın kenarını tutuyordun — sanki uyanıklıkla rüya arasındaki o ince çizgide bir denge kurmaya çalışıyordun. “Beni unutma,” dedin, sesin neredeyse bir fısıltıydı. Ama bu cümle geçmişten değil, geleceğin kaygısından geliyordu. Çünkü insan ancak sevdiği zaman unutulmaktan korkar. Ve ben o anda, seni asla unutamayacağımı anladım. Çünkü bazı insanlar hatırlanmaz, taşınır. Yavaşça yaklaştım sana. Ellerimle yüzünü tuttum, bir su yüzeyini okşar gibi. Gözlerini kapadın. Ve o an, hiçbir kelime etmeksizin, ruhlarımız birbirine dokundu. Bedenin değil, geçmişin bile ürperdi. Ve seninle orada, o yatakta, yalnızca iki insan değildik. Biz; yarım kalmış cümlelerin, çocukluktan taşan özlemlerin, korkuların ve umutların sarıldığı iki hayattık. Sarıldıkça tamamlanıyorduk. Ikar-Us 02.05.2025
Şiir
Yuna'nın Defteri'nden
Gece indiğinde, gökyüzü siyah ipekten bir örtü gibi serildi üzerimize. Ay, bir tespih tanesi gibi salınarak yürüyordu göğün kıvrımlarında. Senin nefesin, yakınımda bir türkü gibi salınıyordu — suskun ama tanıdık. Ben parmak uçlarımla zamanı yokladım. Bir damla düş gibi, teninde sabırla bekleyen o anı aradım. Ve bulduğumda, sanki senden önce sana dokunmuş eski bir sevda yankılandı içimde. Senin tenin, yıldızlara anlatılmış bir sır gibiydi: ışıkla karışık, geceyle sarmalanmış… Bir masalın en sessiz yeriydi belki, en dokunulmaz, ama en yakınımdı. Bedenin bana bir bahar gibi açıldı — Ne tamamen hazırlıklı, ne de tamamen savunmasız. Ama her solukta, bir yemin gibi, bir sığınak gibi. Ve ben sadece baktım sana. Dokunmadan önce, dinledim. Çünkü senin sessizliğin, en derin hikâyeydi bu gece. Ikar-Us 02.05.2025
Lâl Olmuş Bir Yürekten ...
"Sessizliğin içinden seni çağıran o ince duygu var ya… işte ben, tam oradayım; gözlerinin görmediği ama ruhunun bildiği yerde." Ikar-Us 01.05.2025
Şiir
Raymond Carver , Gordon Lish ile Fırtınalı İşbirliği
... Gordon Lish, Carver’ın ilk büyük kitaplarından biri olan What We Talk About When We Talk About Love’ın editörüdür. Lish, Carver’ın öykülerini sertçe budamış, neredeyse metinlerin üçte birini atmış, cümleleri minimalist hale getirmiştir. Lish’in katkısı büyük ölçüde tartışmalıdır. Kimileri Carver’ın asıl sesini bulmasına yardım ettiğini savunur, kimileri ise onu “yontarak” başka bir yazara dönüştürdüğünü. Özellikle bu kitabın Lish editörlüğündeki ve orijinal versiyonları arasında ciddi farklar vardır. Carver, bu durumdan zamanla rahatsız olur. Sonraki dönem eserlerinde daha kendi sesini bulmuş ve Lish’ten uzaklaşmış bir Carver görürüz... Ikar_Us
Edebiyat