Hırs başkalarına odaklanmakla ilgilidir. Kendini yaşayan sâkin insan hep kendi bahçesindedir. Kendi bahçesinin toprağıyla, kendi toprağının nimetleriyle birliktedir.
Hem kendimiz, hem de içinde bulunduğumuz toplumun bize dayattığı mükemmel olma, acından kaçınma eğilimimiz ( ki mükemmel olmak ve acı çekmemek imkansızdır) bizi sürekli kendimize ve başkalarına karşı ketum sert ve tahammülsüz olmaya itiyor... O sınavı kazanacağım, o insanla olacağım, o mesleği edineceğim, o eşyaya sahip olacağım, o arabayı alacağım, o tatile gideceğim gibi gibi..
Ve istediklerimize ulaşamayinca kendimize karşı derin bir öfke tiksinme ve yetersizlik hissi yaşıyoruz... Kitap bunların yersizliğini hayatta en önemli olan şeyin kendini ve acılarını olduğu gibi kabul edip, olduğun halinden memnun olmayı öğretiyor... Kendinize karşı daha şefkatli yaklaşmayı öğrendiğinizde hayretle ben şimdiye kadar neyin içinde yaşıyormuşum diyorsunuz... Uygulamalı ve bol meditasyonlu bir kitap olduğu için uzun sürebiliyor, ama ona rağmen çok akıcı.. 🩷
Toprağın altında ne alemdir bilinmez
Ben toprak olmadan gel bana
Toprağın üstünün debdebesi çoktur,
Debdebede kaybolmadan gel bana
Toprağın altıyla üstü arasında üç günlük dünya
Üç gün dolmadan gel bana...