İllinaland D

İllinaland D
@Ilinaland
8/10
·224 syf.··
2016 150. kitabı
Kara gönülçelen... Kitap gerçekten de adı gibiydi. Karanlık ama seni nasıl cezbedeceğini iyi biliyor. Gena Showalter'dan daha önce kitap okumadığımı ele alırsak -ki bu bir hata hemen diğer kitaplarını okumalıyım- kitap çok rahat ve akıcıydı. Gerçekten kalemi rahat yazarımızın. Kitaba dönecek olursak rahatsız olduğum tek bir kısım vardı. "Benim..." Şu kelimeyi o kadar kullandılar ki birbirlerine. Kitabı sarsıp "Yeter o senin sende onunsun anladık. Aa~" dedim yani. Ki bu kısmı dışarıda yaptığımı da demeden edemeyeceğim... Devam edelim. Hikayeden biraz bahsedeceğim. Jane Parker bir bilim insanı. Bildiğin zeki kadın. Yaşıtlarından önce okulunu bitiriyor. Çok çeşitli deneylerde bulunuyor derken ailesiyle bir trafik kazası geçiriyor. Bu kazada annesini babasını ve kardeşini kaybediyor. Kendisi de uzun bir süre hastanede yatıyor. Bu süreçte oldukça acılı geçiyor. Nicolai ise Elden Krallığının varis Prensi. Bir vampir. Oldukça kıskanç ve yakışıklı bir safkan vampir ama öfkesi tüm dünyasını yakabilecek seviye. Sevdiği birini korumak için öfkesine yenilmekten hiç vazgeçmiyor diyebiliriz. Kitap da güzel olan şeylerden biri de gizem yeterince dozundaydı. Abartılmamış ya da az kalmamış. Tam dozunda derler ya o alaka yani. Neyse sonuç olarak kitap canavar -devler, periler, kurtlar, kötü kalpli cadılarla- dolu. Ve sürekli olarak bir hareket halindeler. Bu da oldukça atraksiyon dolu demek. Ben kitabı yaklaşık olarak 5 saatte bitirdim. Yani bir gün boyunca elinizden bırakmadan rahatlıkla bitireceğiniz bir kitap. Alıntılaar: ---------- "Benim olan," diye fısıldadı Nicolai, Jane'in kulağına. "Güvendesin." (O an ben bile kendimi saçma bir güven duygusunda buldum.) ---------- "Devlerin tutsak ettiği şu kadınlar özgür kaldıkları için çok minnettarlardı. Ortalığı temizlemek ve sana bu
Sağlık
Kara GönülçelenGena Showalter · Harlequin Türkiye · 201366 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2016 149. kitabı
Her zaman bir daha fazla vardır. -> ayakliikutuphane.blogspot.com.tr/2016/06/alacaka... <- Söylemeliyim ki Nora Roberts benim favori yazarlarımdan birisi. Yazdığı kitabı arkasına bile bakmadan alır okurum net! Ve bu kitap benim ilk Harlequin'im oldu. Bundan sonra da devamı gelir. -Büyük bir ihtimal.- Devam edecek olursak Serena tam sevdiği karakter tanımına uyuyordu. Hırçın, güçlü bir vahşi kedi. Sevdiklerini korumak için tüm hayatını feda edebilecek kadar da sadakatli. Küçük bir çocukken en büyük sınavını karşına çıkartıyor hayat. Serena ile beraber ben de yıkıldım. Nora'da bu da var. Kadın öyle bir yazıyor ki sanki olayı sende hissediyor sende yaşıyorsun. Gerçekten hayran olduğum bir yazar kendisi. Neyse işte Brigham ise aşkının peşinde koşan güçlü bir Kont. -Ah Lordum-. Kendisi bir yarı İngiliz ama yarı da bir İskoç. İlk aşkını fark eden Lordumuz oluyor. Bunun içinde epey sarf ediyor. Sonunda da başarılı oluyor ama neler çekmiyor ki. Birde Parkins var. Brigham'ın uşağı. Kendisini tamamen Brigham'a adamış birisi. En sevdiğim kısımlardan bir tanesi de Brigham ve Parkins'in diyologları oldu. Parkins tam bir düzen hastası. Aslında kendisi tamamen Brigham'a değilde Brigham'ın kıyafetlerine adamış da diyebiliriz. ^^ Kitap da en beğendiğim nokta ise aile ilişkileriydi. Birbirlerine bir o kadar yakın ve bir o kadar bağlı bir aile MacGroger'lar. Kocaman ve içinde mutlu olmaktan kendinizi alamayacağınız bir aile. Neyse sonuç olarak kitabımız güzel akıcı ve kafa yormayan bir kitap. Yer yer heyecan ve aksiyonlu yer yer ise romantik ve sıcak. Alıntılar ------------------------------- "Ah bir hançerim olsaydı..." "Sen anlatmaya devam et, ben hayal ederim," diye Brigham
Tarih
AlacakaranlıkNora Roberts (J.D. Robb) · Harlequin Türkiye · 201338 okunma
7/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2016 127. kitabı
-> ayakliikutuphane.blogspot.com.tr/2016/06/melek-l... <- Benim kitap hakkında ki duygularım şu; evet kitap güzel ama öyle ahım şahım bir yanı yok. Kitapta aksiyon var. Evet fantastikte oldukça iyi işlenmiş. Ancak bunlar bana yetmedi gibi geldi. Neyse konu detayına girersek. Kitapta en sevdiğim nokta meleklerin kötü olmasıydı. Çoğu melekli kitaplarda iyilik timsali olduklarından bu kitap da tersi olması farklıydı. Artı 1 puan. Söylemeden geçemeyeceğim. Bazı sayfalarda yazara da gıcık olmadım değil. 3 sayfada da konuşmaların hepsini de 'hmm' ile nasıl başlatmayı nasıl becermişse artık. Pes yani. "Artık yeter kes hmm demeyi" diyecek potansiyele çıkmıştım! Neyse!.. Bu meleklerin kendi dünyaları çökmek üzere olduğu için dünyaya dadanıyorlar ve burada insanların enerjileriyle besleniyorlar. Beslendikleri de yetmiyormuş gibi insanlarda türlü türlü -kanser türleri, kalp hastalığı, sürekli yorgunluk vs.- hastalıklara neden oluyorlar. Hatta tek etkileri de bu değil. İnsanlar üzerindeki bir diğer etki ise meleklere karşı duydukları derin sevgi. Bu duruma da Melek çarpası deniyor ve melekler yalnızca beslendikleri kişiye görünür oluyorlar. Bazı -eğitim almış- insanlar bu melekleri görebiliyor ve onlara karşı savaşıyor. Bu insanlara da MK yani Melek Katili deniyor. Oldukça azınlık bir gruplar ne yazık ki. Karakterlere geçersek Willow oldukça sıradışı bir kız. -azınlık grup olan- arabalarla ilgileniyor. Sevmekle kalmıyor tam bakım bile yapabiliyor. Hatta sesten sorunun nerede olduğunu bile söyleyebiliyor. Aynı zamanda kız medyum. Gücün kaynağını ise -başlarda- kimse bilmiyor. Daha çok kimse -geleceğini okutmayan kimse- ona inanmadığı için sorgulamıyor. Çok güçlü bir karakter olduğu söylenemez ama yaş ve durum itibari ile kızın hakkının da
MelekL. A. Weatherly · Dex Yayınları · 2011257 okunma
7/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2016 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2016 00:00
ayakliikutuphane.blogspot.com.tr/2016/06/aska-ka... Zaten arka kapakta olayın çoğu anlatılmış. Bir tek konuşmaları okusanız kafi diyebilirim. Gene de eğlenceliydi. Leydi Vivian 7 yaşında ailesini bir kazada kaybetmiş ve abisi tarafından büyütülmüş. Ancak abisi evlenince yengesi yüzünden kuzeninin evine yollanmış. Foxhaven Dükü Luke ise macera ve heyecanı servetiyle beraber gelen bir geline değişmek istemiyor. Ancak çıplak yüzen bir su perisinin müstakbel eşi olduğunu öğrendiğinde ise bir şeyler değişmeye başlıyor. Ancak Luke biraz inatçı. Güzelliğinden büyülenmiş olsa da Vivian'dan kurtulmakta kararlı. Ona koca bulacak kadar. Ne kadar kabul etmek istemese de onu gölde gördüğünden beri bir şeyler değişmeye başlamıştı. Yazarın kalemi rahat ve akıcı. Alçak Adam kitabını da severek okumuştum. Bunu da severek okudum. Sevmediğim demeyeyim de hoşlanmadığım tek yeri sanki olaylar ilerliyor ilerliyor ama bir yer de bir heyecan düşmesi oldu bende. Gene de sıkılmadan bir günde bitirdim. Sonuç olarak romantik ve sıcak bir kitaptı. Tamam. Elinizden bırakmak istemeyeceğiniz bir kitap değil. Yani demem o ki kitabı okurken "İnanamıyorum. Ee sonra ne olacak?" tarzında cümleler söylemezsiniz. Ama boş geçen bir günü doldurmak için ideal kitaplardan bir tanesi kendisi. Alıntı kısmıyla devam edelim... Luke: Su perisi misiniz, yoksa aşırı faal hayal gücümün bir oyunu mu? Vivian: O zaman ben onları sizden koparmadan önce ellerinizi üzerimden çekin. Vivian: "İki kişilik oyun bu," dedi Vivian."Siz bana dokunursanız ben de size dokunurum." Luke: Yüce İsa, masumiyeti kendisini zamparaların en kötüsü gibi hissettiriyordu. Aklından geçen her düşünce müstehcendi. Luke: "Sadece sen bir hayvanın duygusal durumu ile ilgilenirsin." Luke
Aşka Karşı KoymaSamantha Grace · Aspendos Yayıncılık · 2014199 okunma
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2016 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2016 00:00
Harikaydı... Evet genelde yorumlarıma bu şekilde başlamam ama bu kitap bir istisna. Gerçekten ne kadar etkilendiğimi anlatamam sanırım ancak biraz fikriniz olması açısından anlatmaya çalışacağım... Öncelikle bunun yeri bende ayrı ki kitabın çıktığını doğum günümde bir arkadaşımın hediyesi olarak öğreniyorum. Yaklaşık 1 aydır -hiç sormayın korkunç bir duygu- kitap okuyamadığım ve haberleri takip edemediğim için bilmiyordum. Sanırım hayatımda aldığım en güzel hediyeydi. Şuan bile o zamanı hatırladıkça heycanlanıyorum. Konudan saptım genee... Gelelim olaya. 2.kitaba göre daha atraksiyonluydu bence. Ve bu sefer ikisinde de o aşkı derinen hissettim. Tekrar bir konu sapması yaşayacağım... Kitabın arka yazısına bittiğimi de söylemeliyim. Ah lütfen kitap ile alakalı bitmediğim bir nokta yoktu... Konu geri dönüşü... Öncelikle Elena'nın ailevi meseleleri ve kardeşleriyle olan durumları. Şey spoiler vermek istemiyorum o yüzden burayı es geçeceğim. Aynı zamanda babasına gıcık olan varsa bu kitapta daha da gıcık olacağına eminim. Çok karmaşık bir yazı olduğunun farkındayım bunun için üzgünüm... Ancak nedeni kitabın bende bıraktığı etkisi -1 ayı geçmesine rağmen artık siz düşünün- ... Evet parmak basmak istediğim bir olay daha var. Yaratılan melek Elena artık daha çok halkın arasına karışıyor ve ailesiyle alakalı da çok enteresan bir bilgi ortaya çıkıyor. Hem de tam kitabın sonunda. Yani 4. kitabı mumla arıyorum desem yeridir. Bu kitabın üzerine tahminen 6-7 kitap okumuşumdur hala aklımda o cümleler... "Hadi canım ne diyorsun! Yok artık cidden mi?" Eveet gelelim en sevdiğim yere. Alıntı kısmım ^.^ ----- Elena : "Kalbim onun elinde V. Ona ihanet edecek hiçbir şey yapmam." Vivek : "Hep merak ederdim bu kalkanı kim delecek diye. Öd koparan bir başmelek olacağı
Başmeleğin GözdesiNalini Singh · Yabancı Yayınları · 2016438 okunma