"Korkunç şeyler yaşamış olmalısın" diye üsteledi Esra.
Timothy onu onaylarcasına başını salladı;
"Ama bir sürü şey de öğrendim. Savaş, bedeli çok ağır ödense de dünyanın en iyi okullarından biridir"
"Keşke böyle bir okul hiç olmasaydı"
"Bu imkansız" dedi dalgınlığından sıyrılan Timothy. "Savaşsız bir tarih düşünebilir misin? Sosyoloji, ekonomi, psikoloji? Tıbbın en çok ilerlediği evre bile Nazilerin Yahudi kobaylar üzerinde çalışmalar yaptığı dönem. Savaş insanoğlunun varoluş biçimlerinden biri. Hem toplumsal, hem de bireysel olarak böyle bu. Ruhumuzdaki kötülüğü en iyi biçimde açığa çıkaracak başka bir oyun yok. İnsanoğlu bu oyundan hiç vazgeçmedi, bundan sonra da vazgeçer mi bilmiyorum"
Meslektaşını yadırgayan gözlerle süzdü Esra:
"Sanki savaşı savunur gibisin"
"Hayır! Kesinlikle hayır, ben savaşı savunmuyorum. İnsan denen yaratığı anlatmaya çalışıyorum."
Genç kadın, müşterinin Fransızca konuşabildiğine memnun olduğunu göstermek ister gibi gülümsüyor, Şehzade güneş gibi diye düşünüyor, gün buluttan sıyrılır gibi...