İnsanın ömrü boyunca sürdüreceği öğrenmenin, davranışlarının ve sağlığının temelini bu olumlu ve hızlı iletişim oluşturur. Aslında beyin gelişiminin merkezinde bir bebeğin sevecen ve duyarlı bir yetişkinle olan ilişkisi yer alır.
Öncelikle, daha çok çabalamak işe yaramıyor. Sherrie, başarılı bir hayatı olması için çok fazla enerji sarf ediyor. Tembel biri değil.
İkincisi, endişe duyduğu için iyi olmak işe yaramıyor, etrafındaki memnun etmeye çalışmak, istediği yakınlığı ve samimiyeti getirmiyor.
Üçüncüsü, başkalarının sorumluluklarını üzerine almak işe yaramıyor. Başkalarının duygu ve problemleriyle uğraşmakta çok başarılı olan Sherrie, kendi yaşantısının tamamen başarısızlıktan ibaret olduğunu düşünüyor. Sherrie'nin verimsiz enerjisi, endişeli iyiliği ve fazlasıyla sorumluluk sahibi olması onu ana soruna götürüyor:
Sherrie, kendi hayatının sahibi olmakta büyük zorluklar yaşıyor.
"Ama seni hiç iyileşmeyecek bir yara gibi, seni bir türlü evine ulaşamayan bir yolcunun giderek acı veren hasreti gibi, seni özgürlük düşü kuran bir idam mahkumunun kararmayan umudu gibi hep yüreğimde taşıyacağım" demek istedim, diyemedim.
"Çok değişmişsin Patasana. Yüzündeki masumiyet kaybolmuş, gözlerindeki parıltılar gitmiş, ölü bir koyun gibi bakıyorsun yüzüme. İçindeki ateş söndü mü, yoksa beceriksiz bir yontucunun elinden çıkmışa benzeyen bu bembeyaz yüz onları gizliyor mu?
Yaşlanmışsın Patasana. Yüzündeki çizgiler derinleşmeye başlamış, her an gülmeye hazır dudakların, sevinç duymaktan utanır olmuş, üzerine bir ağırlık çökmüş. Tatlı ürkekliğin vakitsiz bir uyuşukluğa dönüşmüş. Yağız bir tay gibi yerinde duramayan bedenin yaşlı bir kaplumbağa gibi yavaşlamış."