Yağmur

Yağmur
23 Ağustos
196 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
7/10
·50 syf.·
2021 3. kitabı
Stefan Zweig'ın yazmış olduğu "Mecburiyet" adlı bu kitabı okumaya başladığımda, Zweig'ın bu konu hakkındaki düşüncelerine hakimdim. Zweig, savaşa karşı olan, barışçıl bir yapı sergileyen bir insan. Ve vatan uğrunda kendi canından, iradesinden vazgeçebilecek birisi de değil. Kendi tabiriyle, bir köle değil. Ki bu düşünceleri kitapta bol bol yer edinmiş. Vatan konusunda çok hassas olan kişilerin bu kitabı okumadan önce 2-3 kez düşünmesini söyleyebilirim, bu nedenle. Kitap sadece 50 sayfadan oluşuyor lakin o kadar sayfa arasından altını çizdiğim, üstüne durup düşündüğüm birçok cümle oldu. Kitabın konusu tamamiyle tartışmaya açık bir mesele. Ama Zweig "Mecburiyet" kitabında kendi düşüncelerini öyle güzel izah etmiş ki her ne kadar karşıt düşüncede de olsanız; kitap, sizlerin bir anlığına da olsa farklı düşüncelere sahip olmanızı sağlıyor. Kitapları güzel yapan da bu özellikleri değil midir zaten..? Kitap dediğim gibi konu bakımından sizlere ters düşebilir ama kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Zweig, savaş görmüş geçirmiş bir insan olarak bu konu hakkındaki düşüncelerini gayet yalın bir dille aktarmış okurlarına. Bunun yanı sıra okurken birçok düşünceye kapılmaktan alıkoyamıyorsunuz kendinizi. Tamamiyle sürükleyici olması da beni bu kitabı beğenmeye iten bir durum. Velhasıl özetlemem gerekirse, okumanızı tavsiye ediyorum.
1000Kitap
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175bin okunma
Reklam
Şizofren
Puan vermedi·544 syf.·
2020 33. kitabı
Kimi zaman hayat bizi hiç olmadığımız yerlere sürüklüyor. Bazen düşündüğümüz kişi oluyoruz, bazen ise yaptıklarımıza aklımız dahi ermiyor. Şizofren kitabını ilk okumaya başladığımda aklımda bambaşka bir olay kurgusu vardı. Bir şizofreni düşündüğümde, kafasında canlandırdığı hayal alemi, olmayan varlıklar... Bunların anlatılacağı bir kitap bekliyordum. Lakin işler sandığım gibi gitmedi. Kitap o kadar güzel işlenmiş ki tam anlamıyla sizi etkisi altına alıyor. Bazı bölümlerde deli gibi duygusallaşıp, bazı yerlerde çok sinirlenebiliyorsunuz. Kitaptan anladığım en önemli yargı ise birlikte hareket etmenin gücü oldu. Bazen hiçbir şeye tek başımıza yetmez gücümüz, böyle zamanlarda insanlara, desteğe ihtiyaç duyarız. Umarız ki birileri duysun sesimizi her ne kadar bunu dile getirmesek de. Kitapta hem yalnız kalan hem de arkadaşa ihtiyacı olan, destek görmesi gereken Francis'i görüyoruz. Ve anlıyoruz ki bazen deli olmak; tutarsızlıksa bazen deli olmak; görmektir.
1000Kitap
ŞizofrenJohn Katzenbach · Koridor Yayıncılık · 20122,580 okunma
Düşünür
6/10
·152 syf.·
2020 28. kitabı
Anton Çehov' a ait okuduğum ikinci kitap olan " Düşünür" adını kitaptaki hikayelerin birinden almaktadır. Kitap içerik bakımından günlük olaylar içeren pek çok kısa hikayeden oluşur. Hikayeler bizlere ders vermekte veya farkına varmamızı sağlamaktadır. Kitabı çok beğendim diyemeyeceğim ama kısa ve günlük olayları seven okurlar için tavsiye edebilirim. Hikayelerden en çok beğendiğim ise"Sinirler" oldu. Bu hikaye bizlere; " Korktuğumuz zamanlarda sonucunu düşünmeden yaptığımız eylemlerin bize pahalıya patladığını göstermektedir.
1000Kitap
DüşünürAnton Çehov · Ezr Yayıncılık · 2017856 okunma