İnsanı iyiliğe veya kötülüğe zihin mi yönlendiriyor yoksa kalp mi? Zihin mi kalbe hükmediyor yoksa kalp mi zihne müdahale ediyor?
Şöyle ki aslında kalp ve zihin ayrı bir düzenle çalışıyor. Zihnin sisteminde prensip ve kanıt var; kalbin düzeninde ise istemek, arzulamak, hissetmek, idrak etmek ve karar vermek gibi şeyler. Kalp, varoluşun merkezi bir bakıma. Kalbin içinde insanın öncelikle kendini sevmesi yatıyor. Daha önce kalp tarafından hissedilmemiş hiçbir düşünce insanı mutluluğa ulaştıramaz deniyor. Yani, iyi insan olabilmek için sevginin erdemini fark edip doğaya saf sevgi sunacaksan önce kendini seveceksin. Kendini severken de kalbini dinleyip aklın görevini unutmayacaksın. Aklın görevi, kendi sınırlarını tanımak ve insani varoluşun kendini gerçekleştirme sürecinin bir parçası olduğunu hatırlatmak.