Merhaba kitap okurları teknolojinin imkanlarına boğazımıza kadar bizi batırdığı bu yüzyılda kitap okuyanları bir araya getiren bu uygulama harika doğrusu…uzunca bir süre ara verdiğim sabahları yazı yazma alışkanlığıma bir kaç gün önce yeniden başladım sabah erkenden yazı yazmak benim için önemliydi ama her zaman kendimiz için iyi olanı tercih etmiyoruz değil mi?
Yazı yazarken konu, hala okuduğum, Martin Eden'e geldi. Düşüncelerim o kadar hızlı aktı ki kaleme almakta zorlandım, bazıları da fikir yada felsefi olarak birilerine daha yararlı olur düşüncesiyle bunun bir inceleme yazısı olmasına karar verdim. Bu yazının üzerinde bir planlama yada yazım hatalarından başka bir düzeltme yapmadım umarım mantık hatalarımı yada anlatım bozukluklarımı bana bildirirsiniz.
Jack London yazdığı Martin Eden romanı bir çok yönden tartışılabilir, incelenebilir. Gerçekten de övgüyü hak eden bir kitap yazarda eşsiz bir sanatçı. Benim bakış açımdansa bu kitap daha çok bir kişisel gelişim romanı sınıfında. Kişisel gelişim kitapları daha çok kısa hikayeler veya denenmiş ve olumlu sonuç almış olayları yazarlar bu kitap ise başlı başına kişisel gelişim romanı bana göre. Yazar Jack London'un edebiyattaki ustalığıyla doğan bu roman, bence kişisel gelişim raflarında da ayrıca yer alması gerekli. Aslına bakılırsa bu kitabı bitirmek istemeyişim de bu yüzden çünkü kitaptan bir şeyler öğrenmek onu hayatıma almak Martin Edenin tecrübelerini kendime mal etmek istememdendir . Bu kitabı ilk kez üniversite hayatımın ilk yıllarımda okuma fırsatım olmuştu ama okuduktan sonra aradan bir müddet vakit geçti ve ben Martin Edeni unuttum, bu sefer yine okumaya başladığımda yine aynı şeyleri hissettim ve kalıcı olması için eserin internetten indirdiğim İngilizce orijinali ile kıyaslama yaparak bazen de güzel