Yöneticiler ister iyi ya da kötü ; ister kahraman ya da zalim olsunlar her daim halkın içinden çıkarlar. Onlar halkın ruhunun bir suretidir. Onlar kendi halklarının var ettiği bireylerdir. Halkları nasılsa,onlar da her daim öyle olmuşlardır.Bu nedenle çoktan beri her milletin layık olduğu bir iktidara ve yöneticiye sahip olacağı söylenmiştir.
Tarih kimi ülkelerin ve halkların acınası kederinde kendi sert hükümlerinin yazarken kimi ülkelerde ise bize öğretici örnekler verir. Toplumsal yaşamın nasıl ve hangi araçlarla güçlendirdiğini; halk kitlelerinin iki bacaklı karıncalara dönüşmek yerine büyük birer sanatçı, akıllı ve mutlu bir yaşamın yaratıcıları olmaları için nasıl eğitildiklerini gösterir.
"Yeni zamanlar yeni şarkılar doğurur." İnsanoğlu kuşaktan kuşağa değişir.Yenilenir. Yeni kavramları,yeni amaçları ve yeni talepleri de kendisi ile birlikte getirir. Bu yeni kuşaklara artık ortadan kalkmış yönetim biçimlerini zorla benimsetmek olmaz, yeni nesillerin yaşamının temeline devlet yönetiminin makul, adaletli ve sağlam esaslarını koymak gerekir.