Kitap hakında :
Rus yazar Mihail Bulgakov’un “Köpek Kalbi” başlıklı kısa romanı, Sovyetler Birliği’nin ilk yıllarında yeni bir komünist sınıf kurma çalışmalarını hicvederek anlatıyor. Bunu yaparken de ünlü bir profesörün elinde bir köpek ameliyat geçirdikten sonra insana dönüşüyor. Şekil olarak insana dönüşen köpek, davranış ve huy olarak da daha iyiye gideceğine daha da kötüleşiyor. Yüzsüzleşiyor, hırsızlık yapıyor, kadınlara sarkıntılık ediyor ve kendisi de daha önce sokak köpeği olmasına karşın, sokak kedisi “katiline” dönüşüyor.
Düşüncelerim :
Bulgakov 'un okuduğum ilk kitabı ve üslubu beni pek de çevirip sarmalamadı konu bakımından çok dikkat çekici. Ve Kitabin kapağını açar açmaz söyle bir cümle ile karşılaştım. " Korkunç bir öykü" diye geçiyor. Ve aslında ilk başlarda ünlü bir prof. Olan Filip Filipoviç sokak köpeği olan şarik ' e salam uzatır ona iyi davranır .şarık bundan çok memnundur ve evine götürür sarık de doğal olarak bundan çok mutludur. O evde toktur ve eskisi gibi çöplüklerde dolaşmıyordur. Ama hala da profösorün onu evinde neden aldığını bilmiyordur. ve bunu da sık sık sorgular meğer bizim profosor bir deney için almıştır şarık i yanına. Şarık bundan habersizdir ve profösorün amacı gençleştirmek tir ama o yanlışlıkla köpeği hipofiz bezlerini bir suçluyla değiştirir ve köpeğin cinsel organları oluşarak insana dönüşür bir cerrahın neşteri yeni bir insan getirmiştir dünyaya ameliyatı ve geçen süreyi sık sık not alırlar ama bu yanlışlık profösorün hayatının düzenini çok kötü bir şekilde bozar insana dönüşen veya bizim öyle bildiğimiz şarık in adı artık şarık değil bay şarikov olur yani anlaşıldığı üzere insan muamelesi biraz görür kitap okur yemek yer ama bu kopek arsız yuzsuz ,şehvet düşkübnü kaba saba bir insana dönüşür. Ve kitabın sonunda süpriz