VLADIMIR: Rolümüz mü? Diz çöküp yalvar yakar olacağız.
ESTRAGON: O kadar aşağılanacak mıyız?
VLADIMIR: Öncelikler hususunda bir şartnameniz mi var, Ekselans?
ESTRAGON: Artık hiçbir hakkımız yok mu? Vladimir gülüşünü yine kısa keser, ama bu sefer yüzünde tebessüm belirmez.
VLADIMIR: Yasak olmasa gülerdim bu sözüne.
ESTRAGON: Haklarımızı kaybettik, ha?
VLADIMIR: (net). Haklarımızdan kurtulduk.
Sessizlik. Hareketsiz kalırlar; kollar sarkık, başlar gögse düşmüş, dizler kırık durumdadır.
VLADIMIR: Nedamete ne dersin? Tut ki pişman olduk.
ESTRAGON: Neden ötürü?
VLADIMIR: Şeyden... (Düşünür.) Ayrıntılara girmemize gerek yok.
ESTRAGON: Doğduğumuz için mi pişman olalım?
Vladimir içten kahkahasını elini kasığına bastırıp hemen keser, yüzünü buruşturur.
VLADIMIR: İnsan gülmeye cesaret bile edemiyor artık.
ESTRAGON: Ürkütücü bir mahrumiyet bu.
VLADIMIR: Sadece tebessüme imkân var. (Yüzünde geniş bir tebessüm belirir; bir süre gülümser, sonra aniden suratı asılır.) Aynı şey değil. Ama yapacak bir şey yok.
..
Oy sevmişem ben seni...
Ve sen daha demincek,
Yıllar da geçse demincek,
Bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm,
Ömrümün sebebi, ustam, sevgilim,
Yaran derine gitmiş,
Fitil tutmaz, bilirim.
Ama hesap dağlarladır,
Umut, dağlarla.
..
Sana bir şiir yazsam duymak ister misin
Bilmek ister misin bir kalp nasıl atar
Önce çocuksu bir heyecanla küt küt Duyarsın kulağını uzatsan
Sonra yılların verdiği bir tedirginlik
Dinginleşir ve pısar
Korkar kıyısındaymış gibi engin maviliklerin
Zordur atmakla, çarpmak arasındaki farkı seçmek
Zordur inan karadan denize geçmek
Hele dolunayın hüznü yer etmişse havada
Hangi rüzgar eser pupadan pruvaya
Karşıcıdır dalgalar
Çatırdar durur sürekli güverte ve kamaralar
Bir karar beklenir artık kaptandan
Ya sür gemiyi enginlere ya da in artık oradan
Bütün bu iyi ve kötü durumların arasında
Kaptan mürettebata seslenir:
Demir al hey babalık, ırgatbaşı
Çek yelkenleri çevik yelkenci
Dümeni tut sen, ikinci kaptan
Bana bir şarap getir çaylak
Yapacağım tek şey var benim
O da artık sarhoş olmak.
İnsan önce kendi günahını kabul etmeli, yani gerçek bir kabul.
İnsan: Ruh ve bedenden müteşekkil bir varlık.
Günah: Ruh ve bedenin birbirinin sınırını ihlali.
Kabul: Herşey birdir.