Mustafa ☆

Vak’a hiç bir şey değildir; haklısın, lâkin düşün. Başka bir düstûr-i hikmet var mı, insâf et, bugün? Varmak istersen -diyor Sa’dî- eğer bir maksada, Tuttuğun yollar tükenmekten muarrâ olsa da; Şedd-i rahl et, durmayıp git, yolda kalmaktan sakın! Merd-i sâhib-azm için neymiş uzak, neymiş yakın? Hangi müşkildir ki, himmet olsun, âsân olmasın? Hangi dehşettir ki insandan hirâsân olmasın? muarrâ (ol-) : uzak olmak şedd-i rahl (et-) : yola devam etmek Merd-i sâhib-azm : kararlı kimseler âsân : kolay hirâsân (ol-) : korkmak
Şiir
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
KARADUT Karadutum, çatal karam, çingenem Nar tanem, nur tanem, bir tanem Ağaç isem dalımsın salkım saçak Petek isem balımsın, ağulum Günahımsın, vebâlimsin. Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan Yoluna bir can koyduğum, Gökte ararken yerde bulduğum, Karadutum, çatal karam, çingenem, Daha nem olacaktın bir tanem Gülen ayvam, ağlayan narımsın Kadınım, kısrağım, karımsın.. Sigara paketlerine resmini çizdiğim, Körpe fidanlara adını yazdığım, Karam, karam, Kaşı karam, gözü karam, bahtı karam Sıla kokar, arzu tüter Ilgıt ılgıt, buram buram. Ben beyzade, kişizade, Her türlü dertten topyekun azade Hani şu ekmeği elden suyu gölden. Durup dururken yorulan, Kibrit çöpü gibi kırılan, Yalnız sanat çıkmazlarında başını kaşıyan, Artık otlar, göstermelik atlar gibi bedava yaşayan,
Şiir
Bir İbrahimi duaya diyelim amin Ya Rab isteğimiz sadece kalbi tatmin
Şiir
Düzer yâve-gû bir herif, bir gazel: Müeddâ perîşân, edâ mübtezel . Tabî’î o gâyetle parlak bulur; Okur, dinletir, söyletir, gaşy olur. Biraz sonra bastırmak ister, fakat, Sakın olmasın der ufak bir sakat. Büyük, muktedir bir münekkid arar, Nihâyet zarîfin birinden sorar. Gözetmez bu âdem de hâtır, huzûr, Bulur lâfz u ma’nâda birçok kusur. Herif şimdi tenkîde hiddetlenir, Rezîlâne artık neler söylenir! Biraz dinleyip sonra, bak, der zarîf: Sizin nesriniz nazmınızdan lâtîf! Sırât-ı Müstakım, 28 Temmuz 1910 edâ : üslûp gaşy(ol-) : kendinden geçmek mübtezel : orta malı müeddâ : anlam münekkid : eleştirmen yâve-gû : saçma sapan söz söyleyen
Şiir
İmreniyorum sana kırda açan çiçek Bilemezsin yanından kim gelip geçecek Sunarsın özünde neyin varsa dışarı Esirgemezsin andan hiçbir intişarı Bir arı, sinek, böcek belki bir kelebek Ta uzaklardan kokunu alıp gelerek Toplar biriktirdiklerini azar azar Tutar artık yaprakların solmaya-güzâr Bir güzellik idin oysa toprakta nadir Hangi hasletindir bütün bunlara kadir
Şiir