Çünkü artık yabancılaşmışlardı. Bu yabancılık, görünüşte olan bir şey değil , içten gelen bir duygu idi. Tıpkı rüyalarda bir tehlikeden kaçmak isteyil de koşamayan insanınkine benzeyen bir duygu...
Aslında şehvettir yani hayvani bir istek. Fakat romantik bir muhayyile onu o kadar süsler ve güzelleştirir ki aşkın îlahî bir duygu olduğuna inanırız. Yüzlerce yıldan beri bu şairane tarifleri dinleye dinleye aşkın insanüstü bir şey olduğunu sanmışızdır. Gerçekte şehvet isteğinden başka bir şey değildir.