“İki kere ikinin dört etmesinden hoşlanmıyorsam, tabiat kanunlarından, iki kere ikinin dört etmesinden banane? Şüphesiz böyle bir duvarın hakkından gelmeye gücüm yetmezse boşu boşuna yırtınacak değilim, ama karşımda gücümün yetmediği bir taş duvar var diye büsbütün boyun eğmeye de razı olamam.”
"Her şey gibi çocukların terbiyesine verilen emek de boş bir gayretti. Kanlarının mayasında, doğuşta ne varsa vakti, saati geldiği gibi meydana çıkıyor; hiçbir şey onu değiştiremiyordu."
Ekseri tecrübesiz hastalar gibi sanmıştı ki insanın ıstırapları yattığı yataktan, etrafındaki eşyadan gelir ve yer değiştirmek onlardan kurtulmak için en iyi(!) çaredir.
"... Ancak bir türlü çözüm bulamadığı meseleler aklını her daim meşgul ediyordu. Anlaşılma arzusunda, bir an olsun yüreklerine dokunabilmekte miydi kurtuluş?..."
"... Güneyde Akdenizin üstündeki ak bulutlar top top yüselince bil ki Akdenizden serin, ıslak bir yel esecek, sıcaktan pişmiş insanları ıslak bir havlu serinliğiyle saracaktır... "