Book Heaven

Puan vermedi·336 syf.·
2023 8. kitabı
Kitabın kapağını görüp bir de okumaya başladığımda doğrudan kitapta bahsedilen şehrin Ağrı olduğunu düşündüm. Öyle ki küçük doğuda bir şehir. Herşeyin yavaş aktığı, dağlar ve karlarla bezeli. İnsanının sıkkın,bezgin, sakin ama patlamaya hazır bir öfke barındırdığı..Öncelikle çok kasvetli ve zor bir kitap okumaya hazır olun okuyacaksınız. Çünkü kitapta bolca intihar, cinayet, linç kültürü işlenmiş,bolca ölüm var.. Roman baş kişisi Mürşit son derece nihilist, devamlı varoluşsal sancılar çeken karamsar kasvetli bir adam. Kitaba bir çaresizlik, bezginlik, makus kader havası hakim. Mürşit'in tek yakın arkadaşı İstanbul'dan maden(altın) aramaya gelen Madenci(Uzay). Mürşit'in oğlu Özgür de babası gibi hayatından hiç memnun olmayanlardan, deden kalma ekmek teknesi Oteli yaşanır hale getirmek istiyor. Kitapta Maraş Katliamından bahsedilerek linç kültürünün altı iyice çizilmiş. Sosyal psikolojide bahsedildiği gibi, kişi kendi olmaktan bir süreliğine çıkarak etrafındakilerle tek parça olup galeyana gelebiliyor. Son derece ağır ilerlese de kitabı başarılı buldum, insan ve toplum psikolojisi güzel işlenmiş. alıntı “Çünkü yakın diye bir şey yok. Yakınlık ya da her ne ise insanları bir arada tutan şey, kelimelerle, hareketlerle, öğrenilmiş duygularla imal edilmiş, zayıf bir bağ, hiç beklenmedik bir anda kopuyor” “Burada dünya ağrısını dindirecek bir yer var mı? Dünyada dünya ağrısını dindirecek bir yer var mı? Yok. Dünyanın kendisi ağrı.....” “Sevginin taşlaştığı yerde öfke kolay köpürüyor.” “Buralarda kadınlar çabuk yaşlanıyor, yükleri çok ağır..” “Hikâyeler insanı kendi kuyusundan çıkarır, başkalarının kuyularına atar,” dedi. Madenci “Başkalarının kuyuları daha mı iyi?" diye sordu. "İyi diye bir şey yok. Ama insan kendi hikâyesini bilir, kendi hikâyesinden
Dünya AğrısıAyfer Tunç · Can Yayınları · 20216bin okunma
Reklam
Puan vermedi·72 syf.·
2023 7. kitabı
Destek yayınlarının felsefe serisinden..Tatlı tasarlanmış ince cep kitaplarından oluşuyor bu seri. Ansiklopedik bilgi verme amaçlı, gençler ve felsefeye ilgisi yeni filizlenen her yaştan birey için güzel bir sunum.. Kitanın girişinde Muhyiddin İbni Arabi hazretlerinin yaşamına değinilmiş. Devamında vahdeti vücut öğretisine değinilmiş. Nefs üzerinde durulan bir diğer önemli bir kavram. Peygamber Efendimizin ' Nefsini bilen Rabbini bilir.' sözünden yola çıkan İbni Arabi, insanın nefsiyle sürekli mücadele içinde oluşundan bahsediyor.Kişinin kibri, hırsları,tüm yapıp ettiklerini vicdan süzgecinden geçirerek yanlışlarını farkedebilmesi onu Allaha yaklaştırmaktadır. Arabi, bu dünyanın, madde aleminin gelip geçici, rüya-hayal aleminden ibaret olup asıl Gerçek'in Yüce Allah olduğunu söyler. Şüphesiz Yüce Allah'ı, Peygamber Efendimizi, kutsal kitabımız Kuranı Kerimi sohbetlerinde ve kitaplarında en muazzam şekilde açıklayan, anlatanlardan biri olan İbn Arabi, dil'in sınırlarının olduğu ve bunun idrakimizi engellediğinden bahseder. İbni Arabi hemen her sohbertiniPeygamber Efendimizin sırlarla dolu en sevdiği dualardan şu duayla bitirirmiş: Allahım,bizi afiyetle rızıklandır ve afiyetimizi devamlı kıl. Allahım kaplerimizi, sana olan sevgimizle,yanlış olanı yapmaktan uzak durmamızı sağlayacak iyilikle birleştir.Senin sevdiğin ve razı olduğun şeyleri yapıp başarmamızı sağla.' alıntı “Maddi hayata tapanlar, deniz suyu içenlere benzerler. İçtikçe susuzlukları artar. “ “Hürmetler karşılıklıdır. Sabırla öfkesini yutanın kalbine emniyet ve imanın dolacağını unutma...” “Allah kendi davasını sahiplenenleri sahipsiz bırakmaz.” “Oysa her insan, hatalardan ve günahlardan geçmeden hakikate varamaz. Hakikat, günahla irtibatı kesilenin varabileceği bir mesafe değildir.” "Gerçeği saklamak, küfre
İbni Arabi - Kimi Seviyorsan, Herkesin Yüzünde Onu GörürsünFerhat Atik · Destek Yayınları · 20201,526 okunma
Puan vermedi·152 syf.·
2023 6. kitabı
Bu anlatısında çok sevdiğim Jean Louis Fournier’nın “yalnızlık” üzerine aforizmalarını okuyabilirsiniz. Çok üretken ve muzip bir yazar olan Fournier, bu kitabında da bolca kendinden bahsederken içine ünlü müzisyen ve ressamların eserlerinden güzel örnekler serpiştirmiş, merak edip araştırmak ayrı bir zevkli oluyor. İleri yaşına rağmen keskin zeka ve ince nükteleriyle ezber bozuyor. Fazla söze gerek yok meraklısına tavsiye ediyorum kitapkurtları.. #alıntı “İngilizler yalnızlıktan söz ederken iki farklı kelime kullanıyorlar: Loneliness, “kişinin kendi seçimi olmadığı halde yalnız olması” ile Solitude, “kişinin kendi seçiminin sonucu olarak yalnız kalması” Fransızcada iyi ya da kötü her iki duruma da işaret etmek için tek bir sözcük kullanılıyor, iki tane olmasına da gerek de yok zaten, insanların yüzünden hangisi olduğu okunuyor. Fransızcada İngilizlere özgü o soğukkanlılık yok.” “Sırtımın ortasında bir yer kaşınsaydı ve kolum oraya uzanmasaydı, işte o zaman Jean- Paul Sartre bir cüret çıkıp bana " cehennem başkalarıdır" deseydi, ondan sırtımı kaşımasını isterdim.” "İlginizi çekmeyen konularla ilgileniyormuş gibi görünmek yüreğinizi acıtır. " diye yazmıştı Goncourt Kardeşler.” “Antonie de Saint-Exupery şöyle yazmıştı: "Sevmek birbirine bakmak değil, birlikte aynı yöne bakmaktır." “Leonardo da Vinci şöyle yazmış: “ Yalnızsan tamamen kendine aitsin.” "Bizi dinleyecek kimse olmadığı için yazı yazıyoruz. Edebiyat olmasaydı, yalnız kaldığımda bir insanın neler düşündüğünü hiç bir zaman öğrenemeyecektik.” “Sizi seven birinin ölümü, artık hayatınızda daha az sevgi olacağı anlamına gelir. Ölenlere beni terk ettikleri için kızıyorum.” “Yalnızlık insanın başına gelecek en kötü şey mi yoksa en iyi şey mi? Bu sorunun yanıtı, yanında olanın kim olduğuna bağlı.” “Yalnız kalmak, terk
Tek Yalnız Ben DeğilimJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20258,1bin okunma