Selçuk Baran, hatırı sayılır pek çok yazar tarafından adından övgüyle bahsedilen, ancak çok fazla bir okur kitlesine ulaşamamış bir yazar. Onun usta kalemiyle tanışmak , berrak,duru dili, işlediği duyguların saflığı içtenliği bana çok iyi geldi ve yazarın başka kitaplarını da okuma isteği uyandırdı. Tavsiye üzerine aldığım, iyi ki okumuşum dediğim bir kitap oldu. Kitap, birbiriyle bağlantılı beş öyküden oluşuyor: “Ablam”, “Arif Hikmet Bey”, “Konak”, “Zekiye”, “Tortu”. Aslında beş bölüm de diyebiliriz. İlk bölümde küçük bir kasabada yaşayan Halim’in küçük yaşta anne kaybı yaşadığı için ablasına olan düşkünlüğü, İkinci bölümde büyük şehre gelen Halim’in, zengin ve katı kuralcı Arif Hikmet Bey tarafından işe alınması, Üçüncü bölüm Halim’in Arif Hikmet Bey’in Konağındaki çalışma hayatı, dördüncü bölüm Arif Hikmet Bey’in fabrikasında işe başlaması ve bu esnada bir hemşerisinin kızı Zekiye ile olan arkadaşlığı ve aşkı ve son bölümde de Halim’in yaşadıklarının bir tortusu, özeti anlatılıyor. Kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Alıntılar
“Gerçek hayat, insanın doğru bulduklarını yapabildiği bir hayattır.”
“Buralarda yaşlılar hayat bir düştür, dünya yalandır, derler. Yalan olmayan bir dünya buldun mu orada? Düş olmayan, gerçek olan bir hayat... Anlatsana?”
“İnsanın başına her şey gelebilir... Bunu unutma. Kimse ben şunu yaparım, bunu yaparım diye böbürlenmemeli.”
“Kötülüğe karşı savaşmaya kalkanlar kötülük yaparsa... Eğer onlar kötülük yapar, yalan söylerlerse... Bir sevgi, bir güven sonradan tiksintiye dönüşürse... Söylesene, o zaman insan yaşayacak umudu nereden bulabilir?”
“Sevgimizin kökü toprağın çok derinlerinde, sağlam hantal gövdeli bir ağaç değildi belki; ince, narin bir çiçekti. Tabii öyle olması hiçbir şeyi değiştirmezdi.”
“Onlara sormak isterdim, hayatlarımızı farklı