“Küçük labirentin içindeki ağır bilye benim. Bazen yaslanacak bir duvar bulup bir anlığına soluklanabiliyorsun, ama sonra yeniden hareket etmek zorundasın; dünya sağa sola eğiliyor, bir deliğe düşüyorsun, bilye yeraltındaki tahta zemine çarpıyor ve sen bir anda yok oluyorsun.”
“Panik atakların hep fiziksel, samut bir şey olduğunu sanırdım. Gürültülü ve duvarlara çarpmaya benzeyen bir hal. Oysa tam tersiymiş: Derli toplu bir dinginlik.”
“O an, eğitimin bugünkü hali üzerine düşüncelerimi paylaşma isteği duydum: Haklarla şişirilmiş ama sorumluluktan azade bırakılmış öğrenciler, kavga eden çocuğa neden kavga ettiğini sormak yerine öğretmeni polise şikâyet eden ebeveynler.”