"Daha çok anlat," dedim.
"Hoşuna gidiyor mu?"
"Çok.Elimden gelse, seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurum."
"Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?"
"Gider gibi yaparız."
"Fakat doğa bizi yasalarındaki ahenge, uyuma öyle bir alıştırmıştır ki, onun onun görmeye alışık olduğumuz uyumundaki en ufak bir kayma bizi tiksindirir, korkutur."
"Lütfen hisset, sen özgürsün, tamamen özgür, hiç kimse seni istemediğin birşeye zorlayamaz, hiç kimse sana emredemez;duyuyor musun, sen özgürsün, özgürsün, özgürsün! Bunu sana bin kez söyleyeceğim on bin kez söyleyeceğim, her saat,her dakika, özgür olduğunu sen de hissedince ye kadar söyleyeceğim.Sen özgürsün! Sen özgürsün! Sen özgürsün!.."