îsârbey

îsârbey
@Isar6655
Sahabeye yakışan bir tespit
Hilafete Hz Ali yerine Hz Ebu Bekir'in tercih edilişi; burada açıklanan gerekçe ile, yani Resûlullah'ın Hz Ebu Bekir'i namaz kıldırmaya ehil görmesi ile izah edilmiştir. Buna dayanarak Sahabe-i Kiram şöyle demişlerdir: "Üzerinizde düşündüğümüzde, namazın dinin direği olduğunu anladık. Resûlullah'ın dinimiz için seçtiği kişiyi biz de dünyamız için seçtik."
Din
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Allahu Teala, yardımından ve dostluğundan mahrum bıraktığı kimseler için şöyle buyurur: "Onlar ne kendilerine yardım edebilirler, ne de bizim tarafımızdan kendilerine sahip çıkılır" Allahu Teala, bir kimseye nefsine karşı yardım ederse, ona sahip çıkmış olur. O'nun sahip çıkmadığı kimseye nefsi musallat olur ve etkisi altına alır.
Din
Yolculuk, güçlülerin himmetlerini toparlamaya yardımcı olur. Buna karşılık zayıf olanların kalplerinin dağınıklığına ve yolun başında bulunan kimselerin hallerinin kaybolmasına sebep olur. Diğer taraftan, mukim halde iken kalbi salah ve hali istikamet üzere bulunmayan kişi; yolculuk durumunda da kalbi salah ve hali istikamet üzere olmaz.
Din
Yolculuğa çıkmak isteyen kişi hakkında söyleyeceğimiz son söz şudur: bir kimse yolculuğa çıkmak istiyorsa; meşgul olacağı bir hali, üzerinde yoğunlaşacağı bir himmeti, bunun için ayıracağı vakti, gölgeleneceği barınağı, sükunet bulacağı meskeni iç âlemi yönünden kazanacağı azığı ve alimden öğreneceği ilmi olması gerektir. Eğer bunlar söz konusu değil ise, bulunduğu yerde kalıp sefere çıkmaması kendi hali için daha hayırlı, kalbinin salahı ve nefsinin rahat etmesi için daha uygundur.
Din
Kalp ehlinden ayne'l-yakîn müşahede erbabı bir topluluk, bir şehre yerleşmeye başladıklarında, ya da nefisleri orada sükunet bulmaya başladığında, tekrar gurbete çıkarlardı. Böylece nefislerini alıştığı rahatlıktan uzaklaştırmak, yokluk ve zilleti ona tattırmak isterlerdi. Onlar: "Mümin: darlık, sıkıntı ve zilletten uzak olmasa gerektir" derlerdi. Bu kimseler, halk ile tanışıklıkları artmaya başlayınca: buna son vermek ve insanlar tarafından unutulmak için yolculuğa çıkarlardı. Ariflerden bazıları bir yerde kırk günden fazla kalmazlardı. Daha fazla kalmayı tevekkül ve ameli için bir sakınca olarak görürlerdi. Bunu, nefsi için bir imtihan ve halinin kesfedilip açığa çıkması şeklinde değerlendirirlerdi.
Din