İnsanlarla beraber olduğunda zahiren onlar gibi davran, fakat kalbinle onlardan uzak dur.
Muhammed bin Hanefiyye şöyle demiştir: "Görüşmek zorunda olduğu kimselerle iyi geçinmeyen kimse hikmet ehli olamaz. Bu, Yüce Allah'ın kendisi için bir çıkış ve kurtuluş yolu yaratana kadar devam etmelidir. Muttaki olmayan kimselerle yapılan muameleler ve konuşmalar, zaruri bir halden kaynaklanmalıdır. Güzel ahlaklı kimselerle beraberlik ve dostluk ise, iradeyle yapılan güzel bir tercihin sonucu olmalıdır."
İyiliklerin en faziletlisi, insanın aynı mecliste bulunduğu kimselere ikram etmesidir. Şu ayette buna bir işaret vardır: "Eğer Allah, insanların bir kısmının kötülüğünü diğerleri ile savmasaydı, yeryüzü fesada girerdi." Denilmiştir ki; "İnsanlar arasındaki rağbet, korku, utanma ve idare etme ahlakı ile nice kötülükler ortadan kalkar."
Yüce Allah Hz Davud'a şöyle vahyetti:
"Ey Davud! Kendine dost seçerken uyanık ve dikkatli ol. Benim razı ve hoşnut olacağım işlerde sana yardımcı olmayan hiç kimse ile yakın dost olma;bu haliyle o senin için bir düşmandır; kalbini katılaştırır, seni benden uzaklaştırır."
Bu konuda Hz Resûlullah şöyle buyurmuştur: "Mümin, Allah için sevdiği din kardeşleri ile çoktur."
Hz Ömer şöyle demiştir; "Bir kimseye islamdan sonra salih bir din kardeşinden daha hayırlı bir şey verilmemiştir."
Yine Hz Ömer şöyle demiştir: "Sizden birisi kardeşinden sıcak bir sevgi gördüğü zaman, ona sımsıkı yapışsın; çünkü böyle kimselere az rastlanılır."