Ebû Bekir el-Hattât anlatıyor:
"Yazısı çok kötü bir fâkih vardı. İnsanlar bundan dolayı kendisini kınarlar; o da buna kızardı. Bir gün dericiler çarşısından geçerken, üzerinde kendi yazısından daha kötü bir yazı bulunan bir deri parçası gördü ve oldukça yüksek bir fiyata satın aldı. Arkadaşlarının yine kendisini ayıplamaya başladıkları bir mecliste çıkıp, 'Benim yazımdan daha kötüsü de var; size gösterebilmek için bir sürü para vererek aldım!' dedi. Yazıyı incelediklerinde altında fâkihin adının yazılı olduğunu gördüler. Meğerse gençliğinde yazdığı bir yazıymış."