Dostoyevski sonunda tüm olayları birbirine bağlayarak bana Charles Dickens’i hatırlattı. Onun roman yazım tekniğini. Ama “Gerçeğin her şeyin üzerinde tutulmasını isterim.” düşüncesini barındıran yazar, böylesi romantik ve tesadüfi bir bağlamı neden yaptı anlamadım. Açıkçası bana biraz komik geldi. Okunur mu? Elbette okunur. Çünkü harika sayılacak karakter analizleriyle dolu bir kitap ve betimlemeler üst sınırda.
EzilenlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202223,8bin okunma
Varsın ezilmiş, aşağılanmış olalım, madem hep beraberiz, önemi yok bunun; varsın bizi şimdi ezen, aşağılayan, o çıtkırıldım, kibirli yaratıklar zafer kazansınlar! Bizi diledikleri gibi taşlasınlar! Korkma ..... el ele yürüyeceğiz!
Şekerlere gelince, bunu pek iyi hatırlamıyorum, diye başladı. Evvelsi gün bir bakkaldan aldım, ama ne diye aldığımı ben de bilmiyorum. Kim bilir, belki ulusal ticaret ve sanayiyi desteklemek amacıyla yaptım bunu.
Ona, dilim döndüğü kadar, insanlarla ilgili çeşitli hikayeler yazdığımı, bunların bir araya toplanarak roman, büyük hikaye adıyla kitap halinde basıldığını anlattım. Derin bir merakla dinledi.
-Yazdıklarınız gerçek mi?
-Yoo, uyduruyorum.
-Neden yalan yazıyorsunuz?