Kitabın çevirisinde sanırım sorunlar var bazı cümleler çok anlamsız bu durum felsefi bir ifadeden kaynaklı değil. Platon ve Aristotales' in Yunanların köle olması fikrine karşı çıkıpta diğer ırkların köleliği söz konusu olunca hem fikir olması ve Aristotales'in şehir devleti dönemi bittiği bir zamanda iyi bir devletin büyüklüğünün yüksek bir tepeden bakıldığında görülebilecek boyutlarda olması gerektiğini söylemesi ve Platon' un devlet tasarımı hangi çağ olursa olsun kabul edilebilir durumlar değildir.
Mizahi bir dil ve psikoloji, mitoloji, fantastik öğelerinin harmanlandığı bir eser olmuş. Mizahı anlayışına özgünlük ve güç katmak için hiçbir karaktere isim vermemiş olup bunun yerine lakaplar kullanmayı tercih etmiş. Her zaman ki gibi bir doğulu yazarın değilde batılı bir yazarın ürünü hissiyatını veriyor. Haruki Murakami sanırım uyumayı da çok seviyor olsa ki okuduğum bu ikinci kitabında da uykuya fazlaca yer veriyor. Birde kitaplarında insanın iç dünyasına dair kaybetmişlik teması yoğun bir şekilde hissediliyor fakat bu sanılanın aksine kitaplarına hoş bir yalınlık katıyor.