Beslenmenin uygarlığı biçimlendirmesi çok doğaldır; öncelikle beslenme insanı biçimlendirir.
(...)İnsanı biçimlendirdikten sonra, beslenme toplumu biçimlendirir. Örneğin İskandinav toplumlarının geçmişte savaş,denizcilik ve ticarette bu kadar başarılı olmaları büyük ölçüde(özellikle balık) proteinle beslenmelerine, besin saklama yöntemleri ve toplu yemek alışkanlıklarına bağlanabilir.
Bu kasvetli koşutluğu daha da ileri giderek tam anlamıyla ortaya koymak gerekir mi? Sizin yoksullarınız yok mu? Aşağıdan bakın. Asalaklarınız yok mu? Yukarıdan bakın. Bir kefedeki yoksulluğun, diğer kefedeki asalaklıkla dengelendiği o iğrenç terazi bizim gibi sizin önünüzde de sallanmıyor mu? Sizin de bizim gibi güçlü bir savaş bütceniz ve komik bir eğitim bütceniz yok mu? Sizde de bizdeki gibi kolayca militarizme dönüşen pasif itaatkarlık yok mu?