Ismahan Nur Çakır

Gece vakti büyük bir şehre girdiğimde karanlıkta kümelenmiş bütün o evlerin her birinin içlerinde kendi sırlarını barındırdıklarını düşünürüm, her bir evin her bir odasında ayrı bir sır vardır ve bunların içlerinde çarpan her bir yürek de hemen yanı başındaki yüreğin bile bilmediği ayrı bir sır taşır içinde
Edebiyat
Reklam
Açlık. Açlık her yerdeydi. Yüksek yüksek binalardan fırlatılmış, sıra sıra asılmış olan sefil kıyafetlerden sarkıyordu. Açlık samanla, paçavrayla, tahta parçaları ve kağıtla yamanmış bunlara; adamın testereyle kestiği her bir odun parçasında gösteriyordu kendini. Açlık tütmeyen bacalardan gözünü dikmiş bakıyor, çöplerinin içinde tek bir yiyecek kırıntısı olmayan, pislik içindeki sokakta kocaman dikiliyordu. Fırınların raflarında, tek tük kalmış kuru ekmeklerin üzerine yazılı bir kitabeydi açlık; kokmuş etlerden yapılan sosislerin satıldığı dükkândaydı. Açlık, silindir ocakta pişen kestanelerin arasında takırdatıyordu kuru kemiklerini; gönülsüz birkaç damla yağla kızaran her biri patates dilimine yayılmıştı. Açlığın bitmez tükenmez varlığı her yere, her şeye sinmisti
Sayfa 44·Kitabı okudu
Edebiyat
Ne derler, okumak ışıktır, cehaletse karanlık... sahiden de öyledir
Sayfa 4
Edebiyat

Ismahan Nur Çakır

, bir kitap okudu
8/10
·128 syf.·
32 günde okudu
·
2020 26. kitabı
B. S. Pierre
8.3/10 · 2.117 okunma
Ağaçların arasında gözden yitirsem bie, seni bulabilmek için görmem gerekmez, senin geçtiğin yollarda, oturduğun çimenlerde, havada senden adını koyamadığım bir şeyler kalır bana ve sana yaklaştıkça tüm duygularım şenlenir varlığınla
Reklam