Bertha da onun kadar kendini kapana kısılmış hissediyordu. Olduğu kişi olamamıştı o da. O da kendi hayatını seçememişti ve kendi kendini sürekli tekrarlayan sahnelere tanık oluyordu.
Özgürlüğüme kavuşmak istiyorum. Kendimi kapana kısılmış gibi hissediyorum senin tarafından değil, kader tarafından. Hem bu, benim seçmediğim bir kader!
"Çocuk yapmak için önce kendin olmalısın. Yoksa hayvani ihtiyaçlardan ötürü, yalnızlıktan ya da kendindeki delikleri yamamak için çocuk istersin. Senin bir ebeveyn olarak görevin kendinden bir tane daha, bir başka Josef daha üretmek değil, daha yükseğini yaratmak. Bir yaratıcı üretmelisin."
"Peki ya karın?" Nietzsche durdurulamaz biçimde devam etti. "O da senin gibi bu evliliğe hapsolmuş değil mi? Evlilik hapishane değil, daha yüksek bir şeyin tohumlarının ekildiği bahçe olmalı. Belki de evliliğini kurtarmanın tek yolu, ondan vazgeçmektir.
Kısmen özgür olamazsın: İçgüdülerin de özgürlüğe aç; onlar senin kilerde sakladığın vahşi köpeklerin özgürlük için havlıyorlar. İyice aç kulaklarını, onları duyamıyor musun?"