Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim. Bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim ve kitapları beraber seveceğiz. İnsan muhitin bayağı, manasız, soğuk tesirlerinden kurtulmak istediği zaman yalnız okumak fayda verir.
Dünyadaki bütün felaketlerin, uygunsuz-lukların, bayağılıkların sebebi işte bu her şeyden evvel kendini
düşünmek illetidir. İlk bakışta insana bir kurnazlık ve akıllılık
gibi görünen bu hal hakikatte aptallıktır. Çünkü dünyada bir
insanın başka bir insanın yardım ve alakasına muhtaç olmadan
yaşaması mümkün olamayacağına, hatta en kötü hayvanlarda
bile birbirlerine yardım hissi mevcut bulunduğuna göre, sadece
kendini düşünmek ve başkalarının da böyle yapmasını istemek
kendi kendisinin kuyusunu kazmaktır. İnsan başkalarına yardım ettiği, başkalarını sevdiği kadar yükselir. Dünyada hayatın
bir tek manası varsa o da sevmektir. Hatta mukabele edilmesini
bile beklemeden sadece sevmek.
Fuzûlî, imâmiyye-i isnâ-’aşeriyye mezhebini benimsemiş bir Safavî şâiri olarak yaşadığı dönemde (1508-1534), Osmanlı’yı “kâfir” ve Osmanlı ülkesini “kâfiristân” diye anmıştır. 1534’de birdenbire bir Osmanlı tebaası durumuna geldikten sonra, beklediği itibarı göremeyince, onun sultanlar ve büyüklerden yüz çevirmesi, yalnızlığa çekilmesi anlaşılır bir şeydir.