Denge, insanoğlunun icat ettiği en vahşi kavramdır! İp cambazının kendini en iyi hissettiği an, kendini ağa bıraktığı andır oysa. Sırat köprüsünden, beslenmeye kadar denge her yerdedir. Dünyanın en sağlam alarm sistemi. Bütün dengesizliklere karşı. En ufak harekete, yanlışa duyarlı…
Oysa hayatlarının belli dönemlerinin her saniyesini aşka verebilenlerse gerçekten yaşarlar. Sadece sevgilileri ve kendileri. Başka hiçbir şeyle ilgilenmezler yüzde yüz aşk! Dengesizlik, gerçek duygusunun ve gerçeğin tek kapısıdır. Dengeyle hiçbir yere varılmaz. Ancak düşmeyi bilenler köprüden, karşıya yüzülerek de geçilebileceğini öğrenir. Belki cennete, belki ipin gerildiği karşı tarafa varılır dengenin sonucunca, kabul ediyorum. Ama düşmemek için verilmiş mücadelelerin acısı ve tedirginliğiyle…
Tabii bütün bunlar eski günlerde kaldı. Uzun zamandır böyle bir ilgi hissetmiyorum kimseye karşı. Ve artık denge ile dengesizlik de bir şey ifade etmiyor. Çünkü ikisi de ayakta duranlar için. Ben uzun zamandır yatıyorum, bedenim yürüse de. Benim düşme kaygısı yaşamama imkân yok. Ve kendimi, zihnimi ilgilendiğim konulara eşit şekilde bölmem için daha da az nedenim var. Çünkü zihnim o kadar kalabalık ki uzaktan siyah ve boş gözüküyor...