Orhan Kemal'den okuduğum ilk kitaptı ve bu kadar etkileneceğimi, yer yer sinir krizleri geçireceğimi düşünmemiştim.
Nazan, eşi Mazhar, oğlu Haldun ve kayınvalidesi Hacer ile birlikte konakta yaşamakta. El kızı sıfatıyla asla kayınvalidesi tarafından kabul görülmüyor, okumuş avukat olmuş oğlu Mazhar'a kimsesiz Nazan'ı layık bulmuyordu. Mazhar eşi için kıymetli bir yüzük alıp eşini mutlu etmek istemiş fakat annesine göstermemesini istemiştir. Fakat Hacer huzur kaçırmada usta, dedikoducu, içten pazarlıklı ve oğlunu kıskanan bir kadın olduğu için yine huzuru bozmuş ve oğlunu dolduruşa getirmiştir.
Mazhar ise annesinin hiçbir huyundan memnun olmayıp fakat annesi olduğu için alttan almaya devam ediyor. Nazan içinse içine kapanık olması, duygularını dışa vuramamasından yakınıyor ve en sonunda dayanamayıp bütün köprüleri yıkıyor. Bar kızı Jale diğer ismiyle Nerimanla bir gönül ilişkisi kurup Nazan'ı boşuyor.
Boşanmanın bile kadının suçu olduğunu düşünen bir toplum okumak gerçekten hiç iyi gelmedi..
Olayın bir yüzük üzerinden buralara gelmesi gerçekten çok acı. Olan her zaman çocuğa oluyor sözü çok doğru. Haldun ve Nazan bunca yaşanan içerisinde en masumları olarak aklımda kaldı. Olay örgüsü, kurgusu ve hissettitdikleriyle gerçekten okunması gereken bir kitap. Sinirlerinize hakim olmanız dileğiyle..